Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett, mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ülkeyi yönetme kabiliyetini kaybettiğini belirterek, yönetimin aşırı sağcı bakanlar ve ultra-Ortodoks (Haredi) partiler arasında sıkıştığını ifade etti. Amerikalı yayıncı Mario Nawfal’a verdiği özel röportajda Bennett; İsrail iç siyaseti, bölgesel gerilimler ile Gazze ve Lübnan sınırında devam eden çatışmalara dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
"Bibi Artık Kendi Kabinesine Söz Geçiremiyor"
Netanyahu'nun kendi hükümeti üzerindeki kontrolünü yitirdiğini vurgulayan Bennett, koalisyon içindeki siyasi çıkmazlara ve aşırı uçların yönetimdeki ağırlığına dikkat çekti. Netanyahu'nun iktidarda kalmak uğruna radikal isimlere tavizler verdiğini savunan Bennett, durumu şu sözlerle özetledi:
"Bibi (Netanyahu) artık kendi kabinesine söz geçiremiyor. Ben-Gvir onu bir tarafa, Smotrich diğer tarafa çekiyor, ultra-Ortodoks partiler ise bambaşka bir yöne baskı yapıyor. Netanyahu iktidarda kalabilmek için bu isimlerin tamamına muhtaç olduğundan, hiçbirine 'hayır' diyebilecek gücü kendisinde bulamıyor."
Mevcut hükümetin radikal unsurların esiri haline geldiğini iddia eden eski başbakan, kendi yönetim anlayışıyla kıyaslama yaparak sert eleştirilerini sürdürdü:
"Kendi hükümetimde Ben-Gvir ve Smotrich gibi aptalca beyanatlarda bulunan hiçbir 'aptala' yer vermezdim. Hatta Ben-Gvir'i en başta kabineye bile sokmazdım. Eğer hükümetimden biri çıkıp böyle saçma sapan konuşsaydı, onu derhal haddini bilmeye çağırırdım. Ancak Netanyahu, varlığı onlara bağlı olduğu için bunu artık yapamıyor."
İsrail'in İmaj Krizi ve Diplomatik Yalnızlığı
İsrail'in uluslararası arenada giderek artan diplomatik yalnızlığına da değinen Bennett, bu çöküşün faturasını dış medyaya veya uluslararası propagandaya değil, doğrudan Netanyahu hükümetinin uyguladığı politikalara kesti. Küresel çapta artan tepkilerin ülkenin kendi hatalarından kaynaklandığını belirten siyasetçi, içerideki aşırı uçların esiri olmuş mevcut yönetim anlayışının artık en büyük iç güvenlik sorunu haline geldiğini kaydetti.
"Uzayan Savaşlar Ekonomimizi Tüketiyor"
Filistin Devleti'nin kurulmasına karşı tutumunu ve güvenlikçi görüşlerini koruyan Bennett, İran'ı ise en büyük stratejik tehdit olarak nitelendirdi. Ancak mevcut askeri stratejinin ucu açık yapısının ülkeye büyük zarar verdiğini savunarak sözlerine şöyle devam etti:
"Gazze'de, Lübnan'da ve İran ekseninde yürütülen bu topyekun savaşın ucu açık şekilde uzayıp gitmesi İsrail'in askeri doktrinine aykırıdır. Eğer bir savaşa girmek zorundaysanız bunu hızlı ve yoğun bir şekilde yapar, kazanır, bölgeyi istikrara kavuşturur ve yolunuza devam edersiniz. Ancak savaşı bu kadar uzun süreye yaydığınızda, bu durum hem ekonomimizi tüketiyor hem de yedek askerlerimizi yıpratıyor."
Bennett, yaşanan krizlerin çözümü için yeni bir diplomatik vizyona ihtiyaç duyulduğunu belirterek, İsrail ekonomisi ve dış politikasındaki tahribatın onarılması gerektiğine vurgu yaptı. Eski başbakan, açıklamalarını şu ifadelerle noktaladı:
"İsrail'in, her diplomatik teması ilhak ve kalıcı çatışma söylemleriyle baltalayan koalisyon bakanlarından kurtulması, bölgedeki Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi ülkelerle ilişkileri yeniden inşa edebilecek ve bu bitmek bilmeyen savaşları nasıl sonlandıracağını bilen basiretli bir hükümete ihtiyacı var."


