Lapid, Netanyahu'nun ülkeyi stratejik bir hezimete sürüklediğini ve müttefiki ABD'ye yalan söyleyerek iki ülke arasındaki güveni zedelediğini savundu.
İşte Lapid’in açıklamalarından öne çıkan başlıklar ve bölgedeki son durum:
Diplomatik Felaket ve "Uydu Devlet" Eleştirisi
Yair Lapid, televizyondan yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla İran'la iki haftalık geçici ateşkesi kabul etmesini değerlendirdi. Bu süreci "eşi benzeri görülmemiş bir diplomatik felaket" olarak nitelendiren Lapid, İsrail'in ulusal güvenliğini ilgilendiren bu kritik kararda masada bile olmadığını vurguladı.
Netanyahu’nun İran saldırılarını bir başarı gibi göstermeye çalışacağını ancak bunun bir aldatmaca olduğunu iddia eden Lapid, şu ifadeleri kullandı:
Şahit olduğumuz şey; kibir, sorumsuzluk ve plansızlığın utanç verici bir karışımıdır. Netanyahu, İsrail'i telefonla talimat alan bir uydu devlet haline getirdi. Güvenliğimiz için kritik bir anda masadan itildik.
Lapid ayrıca, İran nükleer tehdidinin ortadan kalkmadığını, Hizbullah ve İran füzelerinin hâlâ İsrail evlerini hedef aldığını belirterek, stratejik kazanım iddialarının gerçeği yansıtmadığını savundu.
Bölgesel İttifakların Kaybı ve "Pirus Zaferi" Benzetmesi
Muhalefet lideri, Netanyahu'nun sadece iç politikada değil, uluslararası arenada da büyük kayıplar yaşadığını öne sürdü. ABD'deki her iki siyasi kanadın ve Avrupa'nın desteğinin azaldığını söyleyen Lapid, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle kurulabilecek stratejik koalisyon fırsatının kaçırıldığını belirtti.
Lapid’in dikkat çeken diğer eleştirileri ise şöyle:
İran'daki Liderlik Değişimi: 7 Ekim saldırılarından üç yıl sonra Gazze'de Hamas'ın, Lübnan'da Hizbullah'ın etkisinin sürdüğünü, İran'da ise yönetimin daha genç bir kadroya (Mücteba Hamaney) geçtiğini hatırlattı.
Pirus Zaferi: İsrail'in askeri alanda kazanıyor gibi görünse de diplomatik cephede ağır bir yenilgi aldığını ifade ederek, "Böyle bir zafer daha kazanırsak mahvolacağız" dedi.
Süreç Nasıl Gelişti?
28 Şubat’ta başlayan saldırıların ardından, Türkiye, Pakistan ve Mısır’ın yoğun arabuluculuk çabalarıyla 8 Nisan’da geçici ateşkes kararı alındı. Pakistan’da yapılacak nihai müzakereler için 15 günlük bir süre belirlenirken, İsrail yönetimi Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdüreceğini beyan etti. Bu durum, muhalefet kanadında Netanyahu’nun vizyonsuz bir savaşa sürüklendiği yorumlarını güçlendirdi.

