Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, başkent Moskova’da katıldığı bir konferansta uluslararası gündemi değerlendirdi. Avrupa Birliği'nin yönetim kademesini sert sözlerle eleştiren Medvedev, Avrupa’nın "dar görüşlü insanlar" tarafından yönetildiğini iddia etti. AB’nin yıllar içinde oluşturduğu kazanımların bu liderler eliyle yok edildiğini savunan Medvedev, Rusya ile savaş söylemlerinin tehlikeli sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Medvedev, Rusya’nın Avrupa’ya saldırma niyetinde olmadığını vurgularken, Batı’dan gelen "savaş kaçınılmaz" söylemlerinin gerilimi gerçek bir çatışmaya dönüştürebileceğini söyledi. Siyasetçileri sağduyuya ve diyaloğa davet eden Medvedev, mevcut krizin diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğinin altını çizdi.
"Nükleer Kıyamet Senaryosu Göz Ardı Edilmemeli"
Konuşmasının en çarpıcı bölümünde nükleer savaş ihtimaline dikkat çeken Medvedev, "nükleer kıyametin teknik ve siyasi olarak mümkün olduğunu" ifade etti. Bu riski küçümseyenleri "hayalperest veya aptal" olarak nitelendiren Medvedev, Rusya’nın nükleer stratejik güçlerinin her senaryoya karşı hazır tutulduğunu belirtti.
Böyle bir felaketin istenmediğini ancak ihtimal dışı görülmesinin büyük hata olacağını vurguladı.
Dünya Savaşları Öncesi Döneme Benzetme
Ukrayna’daki savaş ve küresel gerilimi tarihsel örneklerle karşılaştıran Medvedev, mevcut tabloyu 1. Dünya Savaşı öncesi ve 1930’ların atmosferine benzetti.
Bölgesel çatışmaların küresel savaşa dönüşme riski taşıdığını söyleyerek, uluslararası sistemin ciddi bir kriz içinde olduğunu dile getirdi.
ABD ve Orta Doğu Değerlendirmesi
Medvedev, ABD’nin Avrupa’ya kıyasla daha pragmatik ve ekonomi odaklı hareket ettiğini savundu. Donald Trump dönemiyle ilişkilerin daha pragmatik ilerleyebileceğini belirtse de, ABD’nin Rusya’nın temel jeopolitik rakibi olmaya devam ettiğini vurguladı.
Orta Doğu’ya ilişkin değerlendirmesinde ise bölgedeki kaostan bazı güçlerin ekonomik kazanç sağladığını öne sürdü. Çatışmaların süreceğini öngören Medvedev, İran meselesinin ancak uluslararası hukuk çerçevesinde çözülebileceğini ifade etti.

