Uzmanlar, Nipah virüsüne karşı spesifik bir antiviral tedavi bulunmadığını ve hastalıkla mücadelede en etkili yöntemin korunma olduğunu belirtiyor. Nipah virüsü, hayvanlardan insanlara bulaşan ve ölüm oranı çok yüksek olan tehlikeli bir zoonotik enfeksiyon olarak biliniyor. Özellikle Güney ve Güneydoğu Asya ülkelerinde görülen virüs, zaman zaman ölümcül salgınlara yol açmasıyla dikkati çekiyor.
Nipah virüsüne karşı spesifik bir antiviral tedavi bulunmadığını ve hastalıkla mücadelede en etkili yöntemin korunma olduğunu belirtiliyor.
BELİRTİLER NELERDİR?
Hastalığın basit belirtilerle başlayabileceğine ancak hızla ağır tablolara ilerleyebileceğine dikkati çeken uzmanlar, Ateş, kas ağrıları, ishal, bulantı ve kusma gibi belirtilerle başlayan hastalık, bazı olgularda ağır solunum yetmezliğine ya da beyin enfeksiyonu olan ensefalite kadar ilerleyebilmektedir. Bu durum, hastalığın ölümcüllüğünü artıran en önemli faktörlerden biri olduğunu söylüyor.
Bununla birlikte Türkiye'nin Nipah virüsünün doğal olarak görüldüğü ülkeler arasında yer almamasıyla birlikte Türkiye bu yarasaların doğal yaşam alanı içerisinde yer almıyor. Ancak Güney ve Güneydoğu Asya ülkelerine seyahat eden vatandaşların dikkatli olması büyük önem taşıyor. Bu ülkelere seyahat eden kişilerin açıkta satılan yiyeceklerden, meyve sularından ve hijyeninden emin olunmayan gıdalardan kesinlikle kaçınması gerekiyor. Ayrıca meyve yarasalarının bulunduğu alanlarda temas riskine karşı son derece önem arz ediyor.
NE YAPILMALI?
Nipah virüsünün kuluçka süresinin uzun olabildiğini, virüsle temas sonrası belirtilerin genellikle 4-14 gün içinde ortaya çıksa da bu sürenin 45 güne kadar uzayabildiğini anlatan uzmanlar, riskli bölgelere seyahat eden kişilerin, dönüş sonrası bu süre boyunca kendilerini yakından izlemesi gerektiğini, Seyahat öyküsü olan kişilerde ateş, solunum sıkıntısı, bilinç değişikliği gibi belirtiler ortaya çıkarsa mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasını ve seyahat bilgisi sağlık çalışanlarıyla paylaşılması gerektiğini belirtiyor.

