Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, İran'daki Buşehr Nükleer Enerji Santrali'nin doğrudan hedef alınmasına ilişkin sessizliğini bozdu. Cenevre'den tüm dünyaya yapılan bu kritik duyuru, mevcut askeri hareketliliğin sınırları aşan devasa bir yıkıma dönüşebileceğini açıkça gösteriyor.
Saldırının Faturası Yüzyıllara Yayılabilir
Ghebreyesus, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi'nin tesis güvenliğine yönelik derin endişelerini sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuyla paylaştı. DSÖ cephesinden gelen resmi değerlendirme, olası bir nükleer kazanın sağlık üzerindeki yıkıcı etkilerinin nesiller boyu süreceğini bildirdi.
Tesis Dört Kere Hedef Alındı, Kayıplar Var
İran'ın güneyinde, Basra Körfezi sularında konumlanan stratejik öneme sahip nükleer santral, 4 Nisan sabahında ABD ve İsrail operasyonlarının bir kez daha açık hedefi oldu. Doğrudan tesise yönelik gerçekleştirilen bu son vurucu hamlede görevli güvenlik personelinin hayatını kaybettiği resmen doğrulandı. Yaşanan bu olay tekil bir kriz değil; zira Buşehr Nükleer Enerji Santrali, 28 Şubat tarihinden bu yana tam dört kez benzer saldırıların merkezinde yer aldı.
Riskler Zirvede: 'En İyi İlaç Barış'
ABD ve İsrail'in askeri adımlarıyla İran içindeki risklerin daha da tırmandığına dikkat çeken DSÖ Genel Direktörü, geri dönülmez bir felaket yaşanmadan önce silahların susması gerektiğini belirtti. Diplomatik çözüm kanallarını işaret eden Ghebreyesus, bölgede gerilimi acilen azaltma vaktinin geldiğini vurgulayarak, insanlık için en iyi ilacın barış olduğunun altını çizdi.


