Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Sudan'da devam eden çatışmaların yarattığı insani yıkımın boyutlarını gözler önüne serdi. Genel Direktör Tedros Adhanom Ghebreyesus, çatışmaların başladığı tarihten bu yana 9 Ocak itibarıyla 1000 günün geride kaldığını hatırlatarak, ülkenin küresel ölçekte en ağır insani kriz bölgelerinden biri haline geldiğini vurguladı. Yapılan projeksiyonlara göre, bu yıl Sudan'da yaklaşık 33,7 milyon kişinin insani yardım desteğine ihtiyaç duyacağı tahmin ediliyor.
Yaklaşık üç yıldır aralıksız süren şiddet dalgası, demografik yapıyı da derinden sarstı. Ülkede 13,6 milyon kişinin yerinden edildiği belirtilirken, bu rakam Sudan'ı 'dünyanın en büyük yerinden edilme krizi'nin merkezi haline getiriyor. Milyonlarca insanın evlerini terk etmek zorunda kalması; kötü yaşam koşullarını, aşırı kalabalık barınma alanlarını ve hijyen sorunlarını beraberinde getiriyor. Güvenli suya ve sanitasyona erişimin kısıtlı olması, rutin aşılama programlarının aksamasıyla birleşince salgın hastalıklar için uygun zemin oluşuyor.
Salgın Hastalıklar ve Çöken Sağlık Sistemi
DSÖ verilerine göre ülke genelinde kolera, dang humması, sıtma ve kızamık gibi salgın hastalıklarla mücadele ediliyor. Ancak Sudan halkının sağlık hizmetlerine en çok ihtiyaç duyduğu bu kritik dönemde, sağlık sistemi iflasın eşiğine gelmiş durumda. Sağlık tesislerine yönelik saldırılar, temel tıbbi malzeme eksikliği, sağlık çalışanı yetersizliği ve fon krizleri, müdahaleyi neredeyse imkansız kılıyor.
Ghebreyesus, sağlık hizmetlerinin yeniden işler hale getirilebilmesi için ülkenin tüm bölgelerine kısıtlamasız ve güvenli erişim sağlanması çağrısında bulundu. Sağlık personeli ve insani yardım çalışanlarının yanı sıra hastalar dahil tüm sivillerin korunması gerektiğini vurgulayan DSÖ Direktörü, 'Sudan'daki tüm tarafların çatışmayı sonlandırmasını talep ediyoruz. Barış, her zaman olduğu gibi en iyi ilaçtır' ifadelerini kullandı.
Sahadaki Son Durum ve Çatışma Hattı
Sudan, 15 Nisan 2023'ten bu yana ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında yaşanan şiddetli güç mücadelesine sahne oluyor. Dünyanın en kötü insani krizlerinden birine yol açan bu süreçte on binlerce kişi hayatını kaybetti. Mevcut durumda HDK, ülkenin 18 eyaletinden 5'inin merkezini kontrol altında tutarken, Sudan ordusu güney, kuzey, doğu ve orta kesimler ile başkent Hartum'un büyük bölümünde hakimiyetini sürdürüyor. Ülkenin batısındaki Darfur bölgesinin en stratejik noktalarından Faşir kenti ise Ekim 2025'te yaşanan şiddetli çatışmaların ardından büyük ölçüde HDK'nin kontrolüne geçmişti.
Tütün ve Alkole 'Sağlık Vergisi' Önerisi
DSÖ'nün gündemindeki bir diğer önemli başlık ise küresel halk sağlığını tehdit eden ürünlerle mücadele oldu. Örgüt, ülkelerin sağlık sistemlerini sürdürülebilir hale getirmek ve hastalıkları önlemek amacıyla tütün, alkol ve şekerli içeceklere yönelik 'sağlık vergisi' uygulamasını teşvik ediyor. Ghebreyesus, bu vergilerin zararlı ürünlerin tüketimini azalttığını ve sağlık sistemleri üzerindeki yükü hafiflettiğini belirtti.
Bu vergilerin hükümetler için sağlık, eğitim ve sosyal koruma alanlarına yatırım yapmak adına önemli bir gelir kaynağı oluşturduğuna dikkat çekildi. DSÖ, geçen yıl başlattığı '3'e 35' girişimiyle, tüm ülkelerin 2035 yılına kadar tütün, alkol ve şekerli içecekler üzerindeki vergileri artırarak bu ürünlerin gerçek fiyatlarını yükseltmesini hedefliyor. Uzmanlar, sağlık vergilerinin etkili olabilmesi için dikkatlice tasarlanması ve enflasyon oranlarına göre düzenli olarak güncellenmesi gerektiğinin altını çiziyor.


