ABD-İsrail eksenli saldırılarla başlayan savaşın 40’ıncı gününde yapılan açıklamada, ateşkes sürecine rağmen "düşmanın aldatma taktiklerine" karşı tetikte olunduğu vurgulandı.
Açıklamada, "Düşman her zaman hileden yana olmuştur ve vaatlerine güvenmiyoruz. Herhangi bir saldırıya daha yüksek bir seviyede karşılık vereceğiz" ifadeleri kullanıldı. Ayrıca bölgedeki aktörlere seslenilerek, İsrail ve ABD ile iş birliğinin sonlandırılması gerektiği belirtildi.
Trump’tan Ateşkes Açıklaması ve Hürmüz Şartı
Sürecin dönüm noktası, ABD Başkanı Donald Trump’ın 8 Nisan saat 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurmasıyla yaşandı. Trump, özellikle Hürmüz Boğazı'nın trafiğe açılması şartıyla iki haftalık bir duraklamayı onayladıklarını belirtti. İran tarafından sunulan 10 maddelik teklifin müzakereler için uygulanabilir bir temel teşkil ettiği ifade edildi.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, ordunun stratejik hedeflerine ulaştığını savunurken; nihai barış görüşmelerinin 15 gün içinde İslamabad’da sonuçlandırılmasının hedeflendiği aktarıldı.
Bölgesel Arabuluculuk ve İsrail’in Lübnan Tutumu
Türkiye, Pakistan ve Mısır, krizin derinleşmemesi adına diplomatik trafiği yöneten başlıca ülkeler oldu. Ankara ve İslamabad hattındaki yoğun çabalar, mesaj alışverişinin kopmamasında kritik rol oynadı.
Ancak ateşkesin kapsamı konusunda belirsizlikler sürüyor. Geçici anlaşmayı desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi, Lübnan dosyasının bu sürecin dışında olduğunu savunuyor. Tel Aviv’in Lübnan’a yönelik askeri operasyonlarını sürdürmesi, varılan hassas dengenin önündeki en büyük engel olarak görülüyor.
