Küresel piyasalarda en güvenli liman olarak görülen değerli metal için uluslararası finans kuruluşlarından rekor tahminler gelmeye devam ediyor. Son yıllarda yakaladığı ivmeyle yatırımcısının yüzünü güldüren emtia için bu kez Alman yatırım bankası dev bir hedef ortaya koydu. Bankanın hazırladığı özel simülasyon modelleri, önümüzdeki yıllarda fiyatların neredeyse ikiye katlanabileceğine işaret ediyor.
Değerli metal, son beş yıllık süreçte yatırımcısına yüzde 177 getiri sağlayarak dikkat çekici bir yükseliş grafiği çizdi. 2020 yılında ons başına 1.585 dolar seviyelerinde dengelenen fiyatlar, günümüzde 4.500 doların üzerine çıkmış durumda. Yaşanan bu büyük yükselişin ardından Deutsche Bank, piyasaları hareketlendirecek yeni analizini yayımlayarak ons fiyatının 2031 yılına kadar 8 bin dolara ulaşabileceğini öngördü.
Merkez Bankaları Dolar Yerine Külçe Stokluyor
Yayımlanan araştırma notunda, yükseliş trendini destekleyen en büyük dinamik olarak kurumsal alıcıların ve devletlerin hamleleri gösterildi. Özellikle gelişmekte olan piyasalara sahip ülkelerin, rezerv yapılarında köklü bir değişime gittiği gözlemleniyor.
Rezervlerdeki Altın Oranı Yüzde 40'ı Bulabilir
Finans krizinin yaşandığı 2008 yılından bu yana aralarında Türkiye, Çin, Rusya ve Hindistan'ın da bulunduğu çok sayıda ülke, toplam külçe rezervlerini 225 million onsun üzerine çıkardı. Stoklama eğilimi gösteren ülkeler arasında Kazakistan, Suudi Arabistan, Katar, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri de yer alıyor. Bankanın oluşturduğu senaryoya göre, bu merkez bankalarının toplam rezervleri içindeki altın payının yüzde 40 seviyesine ulaşması durumunda, ons fiyatında 8 bin dolar seviyesi gerçeğe dönüşecek.
"Dolar Bankacılık Sistemi Silah Haline Getirildi"
Analistler, devletlerin yoğun şekilde altına yönelmesinin arkasındaki jeopolitik sebeplere de dikkat çekiyor. Batı kaynaklı ticari yaptırımlara karşı kırılgan olan ülkeler, finansal bağımsızlıklarını korumak adına strateji değiştiriyor.
Yeni Finansal Düzende Amerikan Doları Geriliyor
Gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları, rezervlerindeki ABD doları payını azaltırken altın stoklarını büyütüyor. Raporda bu durum, "Dolar bankacılık sistemi silah haline getirildi" ifadeleriyle tanımlanıyor. Yeni küresel para düzeninde kıymetli metalin, Amerikan dolarının yerini alarak yeni bir parasal çıpa haline gelebileceği öngörülüyor. Dünya Altın Konseyi tarafından yapılan araştırmalar da bu tezi destekliyor. Ankete katılan merkez bankalarının yüzde 76'sı gelecek beş yılda altın rezervini artıracağını, yüzde 73'ü ise dolar rezervini azaltacağını belirtiyor.
Wall Street Aktörleri De Saf Değiştiriyor
Piyasalardaki bu köklü değişim sadece resmi kurumlarla sınırlı kalmıyor; düne kadar emtialara mesafeli duran büyük finansörler de pozisyonlarını gözden geçiriyor. Küresel ekonomideki öngörülemezlik, büyük fonları güvenli limana itiyor.
JPMorgan CEO'sundan 10 Bin Dolar Çıkışı
JPMorgan Chase CEO'su Jamie Dimon, mevcut piyasa şartlarında ons fiyatının 5 bin ya da 10 bin dolara çıkmasının şaşırtıcı olmayacağını ifade etti. Dimon, mevcut dönemin portföylerde bir miktar emtia bulundurmanın son derece rasyonel olduğu nadir zamanlardan biri olduğunu vurguladı. Tarife savaşları, yavaşlayan büyüme ve jeopolitik risklerin tetiklediği süreçte, sadece 2025 yılında yüzde 65 yükseliş kaydedildi. Ocak ayında tarihi bir eşiği aşarak 5 bin dolar sınırını geçen değerli metal, şubat ayındaki kısmi geri çekilmenin ardından güçlü duruşunu koruyor.

