New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre CIA, Çin'in nükleer faaliyetlerini ve füze denemelerini izlemek amacıyla Nanda Devi'nin zirvesine gizli bir sensör yerleştirmeyi planladı. Bu kapsamda, radyoaktif yakıtla çalışan 'SNAP-19C' adlı nükleer jeneratör, Amerikalı ve Hintli dağcılardan oluşan bir ekip tarafından zirveye taşındı.
Ancak hava koşullarının aniden kötüleşmesi üzerine operasyon durduruldu. Hint ekibin lideri Mohan Singh Kohli, dağcıların hayatını riske atmamak için ekipmanın emniyete alınarak yerinde bırakılması talimatını verdi.
Nagazaki'ye atılan atom bombasında kullanılanın yaklaşık üçte biri kadar plütonyum içeren cihaz, 7 bin 816 metre yüksekliğindeki zirveye yakın bir buz çıkıntısına bırakıldı.
Operasyonda yer alan Hint istihbarat görevlisi Sonam Wangyal, 'Kar dizlerimize kadar yükselmişti, ipleri bile göremiyorduk.' ifadelerini kullanarak ekibin yiyecek ve suyu kalmadığını anlattı.
Kayıp cihaz için sonuçsuz aramalar
CIA ve Hintli yetkililer, Mayıs 1966'da cihazı geri almak için bölgeye döndü ancak jeneratörün ve bırakıldığı buz çıkıntısının yerinde olmadığı görüldü. 1967 ve 1968'de yapılan ek aramalarda da alfa sayaçları, teleskoplar, kızılötesi sensörler ve metal tarama cihazları kullanılmasına rağmen hiçbir ize rastlanmadı.
Operasyonda yer alan ABD'li dağcı Jim McCarthy, cihazın 'çok sıcak' olduğunu ve buzu eriterek daha derine batmış olabileceğini söyledi. Ayrıca kış aylarında meydana gelen çığların ekipmanı sürüklemiş olabileceği değerlendirildi.
Çevre ve güvenlik endişeleri sürüyor
Olay, 1970'lerde kamuoyuna yansıyarak büyük yankı uyandırdı. Outside dergisi, 1978'de 'Nanda Devi Olayı' başlığıyla yayımladığı haberde, plütonyum yüklü nükleer cihazın kaybolduğunu duyurdu. Aynı gün ABD'li siyasetçiler John David Dingell ve Richard Lawrence Ottinger, dönemin Başkanı Jimmy Carter'a mektup yazarak durumun 'ciddi ve utanç verici' olduğunu belirtti.
Yetkililer resmî yorum yapmaktan kaçınırken, Washington ve Yeni Delhi'nin krizi perde arkasında yönetmeye çalıştığı ifade edildi.
Uzmanlara göre jeneratörde nükleer silahlardaki gibi bir tetikleme mekanizması bulunmuyor, bu nedenle kendiliğinden patlama riski düşük. Ancak Pu-239 ve Pu-238 içeren plütonyum çekirdeğinin, teorik olarak 'kirli bomba' yapımında kullanılabileceği endişesi sürüyor.
Ayrıca Nanda Devi Dağı'ndaki buzulların Ganj Nehri sistemini beslemesi, kayıp cihazın su kaynaklarını kirletebileceği yönündeki kaygıları artırıyor. 1979'da yapılan incelemelerde, bölgeden alınan su örneklerinde kirliliğe rastlanmadığı açıklansa da cihazın hâlâ kayıp olduğu bildirildi.
AA


