Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'deki madencilik politikaları ve Erzincan İliç'te yaşanan olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sarıbal, maden çıkarılmasına kategorik olarak karşı olmadıklarını ancak sürecin işleyiş biçimine itiraz ettiklerini vurguladı.
Sarıbal, yaptığı açıklamada, 'Bu ülkede maden çıkarılabilir elbette. Her yerde maden çıkarılmayacağı gibi denetimsiz, kontrolsüz maden çıkarma işlemi doğru değil' ifadelerini kullanarak, madencilik faaliyetlerinin sıkı bir denetim mekanizmasına tabi tutulması gerektiğinin altını çizdi.
Erzincan İliç Davası ve Yargı Süreci
Basın toplantısının ana gündem maddelerinden biri, Erzincan'ın İliç ilçesindeki altın madeninde meydana gelen ve 9 işçinin toprak altında kalarak hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan heyelan felaketiydi. Devam eden yargılama sürecini yakından takip ettiklerini belirten Sarıbal, davanın altıncı duruşmasına katıldıklarını ifade etti. Yargılama aşamasında ortaya çıkan detaylar ve sorumluluk zinciri üzerine duran Sarıbal, felaketin arkasındaki idari kararları sorguladı.
Kapasite Artışı ve Bakanlık Sorumluluğu
Orhan Sarıbal, maden sahasındaki kapasite artışına kimlerin onay verdiğinin sorgulanması gerektiğini belirtti. Denetim ve izin süreçlerinde yetki karmaşası olmadığını, sorumluluğun net olduğunu savunan Sarıbal, şu ifadeleri kullandı:
'Peki yetki kimde? Örneğin kapasite artışına karar veren kim? Kapasite artışına karar veren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın ilgili birimleri. İliç maden ocağında kapasite artışına kim müsaade etti? Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve ilgili Bakanlık.'
Açıklamalarının devamında eleştirilerini isim vererek sürdüren Sarıbal, dönemin yetkililerine ve mevcut yönetime işaret ederek, 'Başında kim var? Murat Kurum var' şeklinde konuştu. Sarıbal, yaşanan can kayıplarının ve çevresel tahribatın, verilen idari izinler ve yetersiz denetimlerle doğrudan bağlantılı olduğunu savundu.


