İstanbul’da 2025 yılının Kasım ayında meydana gelen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran "otel zehirlenmesi" faciasına ilişkin hukuk mücadelesi başladı. Almanya'dan tatil amacıyla gelen Kadir Muhammet (6), Masal (3), anne Çiğdem ve baba Servet Böcek’in yaşamını yitirdiği olayla ilgili İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ilk duruşma görüldü. Sanıkların "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak" suçundan 22,5 yıla kadar hapsi isteniyor.
"CANIM FEDA OLSAYDI DA O AİLE YAŞASAYDI"
Duruşmada ilk savunmayı yapan otel sahibi tutuklu sanık Hakan Oğlak, olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirerek suçlamaları reddetti. Haşere şikayeti üzerine profesyonel olduğunu düşündüğü bir firmayı çağırdıklarını belirten Oğlak, "Google puanı ve referanslarına bakarak bu şirketi seçtik. İlaçlanan oda ile ailenin kaldığı oda arasında havalandırma bağı yoktu. Ölümlerin ilaçlamaya bağlı olduğuna inanmıyorum" ifadelerini kullandı.
"ÇARŞAMBANIN GELİŞİ BELLİYMİŞ"
İlaçlama firması sahibi Zeki Kışı’nın savunması ise duruşmaya damga vurdu. Şirketin aslında temizlik firması olduğunu ve ilaçlama konusunda hiçbir bilgisinin bulunmadığını itiraf eden Kışı, "İlaçların neye iyi geldiğini ustalar bilir, ben sadece para verir ilacı aldırırım. Çalışanlara eğitim vermedik" dedi. Bu savunma üzerine Mahkeme Başkanı, "Hiçbir tedbir almamışsın, bileni de almamışsın. Çarşambanın gelişi perşembeden belli olur" diyerek sanığa sert tepki gösterdi.
"BENİ TEMİZLİK PERSONELİ DİYE İŞE ALDILAR"
İlaçlamayı bizzat gerçekleştiren Doğan Caferoğlu ise maddi zorluklar nedeniyle işi kabul ettiğini ve kendisine "temizlik personeli" denildiğini söyledi. Sözlü talimatlarla ilaçlama yapmaya başladığını belirten Caferoğlu, olay günü odaya iki çeşit ilaç uyguladığını ve ardından otelden ayrıldığını dile getirdi.
Mahkeme heyeti, tarafları dinledikten sonra ara kararını açıkladı. Resepsiyon görevlisi Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin tahliyesine karar verilirken; otel sahibi ve ilaçlama firması yetkililerinin de aralarında bulunduğu diğer sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi. Dava, eksiklerin giderilmesi amacıyla 26 Haziran tarihine ertelendi.

