Piyasa verileri yükleniyor...
BM Genel Sekreteri Guterres'ten İsrail'e 'En Güçlü' Kınama!
BM Genel Sekreteri Guterres, İsrail'in Doğu Kudüs'teki UNRWA merkezini yıkmasını en güçlü şekilde kınadı. Yerleşkenin derhal iade edilmesi çağrısı yapıldı.
HABERIN DEVAMI

Uluslararası kamuoyunun gözü kulağı bir kez daha Orta Doğu'dan gelen sıcak gelişmelerde. İsrail güçlerinin, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) merkezine baskın düzenleyerek yıkım gerçekleştirmesi, küresel diplomaside deprem etkisi yarattı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaşanan olaylara karşı sessizliğini bozarak çok sert bir açıklama yaptı. Guterres, İsrail makamlarının bu eylemini 'en güçlü şekilde kınadığını' tüm dünyaya ilan etti.

'Derhal Durdurun ve Eski Haline Getirin' Çağrısı

BM Genel Sekreter Sözcülüğü ofisinden yapılan yazılı açıklamada, diplomatik nezaket sınırlarını zorlayan bu hamlenin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Açıklamada, Şeyh Cerrah yerleşkesinin statüsüne dikkat çekilerek, buranın BM'ye ait bir mülk olduğu ve uluslararası anlaşmalar gereği her türlü müdahaleden muaf tutulması gerektiği hatırlatıldı.

Genel Sekreter Guterres, Tel Aviv yönetimine net bir çağrıda bulundu. Açıklamada, 'Genel Sekreter, İsrail hükümetini UNRWA Şeyh Cerrah yerleşkesinin yıkımını derhal durdurmaya, yerleşkeyi ve diğer UNRWA mülklerini gecikmeksizin BM'ye iade etmeye ve eski haline getirmeye çağırmaktadır' ifadeleri kullanıldı. Guterres ayrıca, bu tür tırmanış eylemlerinin, BM Şartı ile BM Ayrıcalıkları ve Dokunulmazlıkları Sözleşmesi de dahil olmak üzere, uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerle tamamen tutarsız olduğunu belirtti.

Bakan Ben-Gvir Bölgedeydi: BM Binasına İsrail Bayrağı

Diplomatik kınamaların gölgesinde sahada yaşananlar ise gerilimin boyutunu gözler önüne serdi. İsrail güçleri, sabahın erken saatlerinde buldozerler eşliğinde UNRWA genel merkezine girdi. Yerleşkeye el koyan ekipler, tesis içindeki yapıları yıkmaya başladı. Baskın sırasında dikkat çeken en önemli detaylardan biri, yıkımın yapıldığı ana binaya İsrail bayrakları asılması oldu.

Yıkım çalışmalarına siyasi destek de gecikmedi. İsrail'in aşırı sağcı politikalarıyla bilinen Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve bazı milletvekilleri, tahliye ve yıkım faaliyetlerine destek vermek amacıyla bizzat bölgeye geldi. İsrail Dışişleri Bakanlığı ise yaptığı savunmada, söz konusu arazinin İsrail'e ait olduğunu iddia ederek, UNRWA'nın Hamas ile ilişkili olduğu suçlamasını yineledi ve el koyma işleminin meşru olduğunu savundu.

Yasak Kararı ve Milyonları Etkileyen Süreç

Krizin kökleri, geçtiğimiz yıl alınan radikal kararlara dayanıyor. İsrail Meclisi (Knesset), Ekim 2024'te aldığı bir kararla, bazı ajans çalışanlarının 7 Ekim olaylarına karıştığı iddiasını gerekçe göstererek UNRWA'nın faaliyetlerini yasaklayan düzenlemeyi kesinleştirmişti. 30 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe giren bu yasakla birlikte, BM çalışanları Doğu Kudüs'ü terk etmek zorunda kalmıştı.

Bölgedeki insani yardım faaliyetlerinin bel kemiği olan UNRWA'nın devre dışı bırakılması, insani krizi derinleştirdi. Ajansın faaliyetlerinin sona ermesi, Filistin topraklarında yaşayan ve temel ihtiyaçlarını bu kurum üzerinden sağlayan yaklaşık 2,5 milyon mülteci için hayatı daha da zorlaştırdı. BM ile İsrail arasındaki bu son gerilim, uluslararası yardım koridorlarının geleceği açısından endişeyle takip ediliyor.

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...