ABD ve İngiltere’de yürütülen kapsamlı araştırmalar, iklim değişikliğinin bitki çeşitliliği üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne serdi. Bilim insanları, 2100 yılına kadar on binlerce bitki türünün yaşam alanlarını kaybederek tamamen yok olabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulundu.
İklim Değişikliğinin Sessiz Kurbanları: Bitkiler
Genellikle hayvanlar üzerindeki etkileriyle gündeme gelen iklim değişikliği, bu kez ekosistemin temel taşı olan bitkiler üzerinden mercek altına alındı. ABD’li araştırmacılar, gelişmiş bilgisayar modellemeleri kullanarak dünyadaki bitki türlerinin yaklaşık yüzde 18'ini kapsayan gelecek senaryolarını analiz etti. Science dergisinde yayımlanan bulgular, sıcaklık artışları ve yağış rejimlerindeki dengesizliklerin bitkiler için geri dönülemez sonuçlar doğurabileceğini kanıtladı.
Yaşam Alanlarının Yüzde 90'ı Kaybolabilir
Araştırma sonuçlarına göre, dünyadaki bitki türlerinin yüzde 7 ila yüzde 16’sı, yüzyılın sonuna kadar yaşam alanlarının en az yüzde 90’ını kaybetme riskiyle karşı karşıya. Özellikle Arktik, Akdeniz bölgeleri ve Avustralya’da durumun çok daha kritik bir hal aldığı belirtiliyor. Çalışmanın yazarlarından Xiaoli Dong, mevcut karbon salımı senaryoları devam ederse 35 bin ila 50 bin civarında bitki türünün tamamen haritadan silinebileceğini, kirliliğin artması durumunda ise bu sayının çok daha vahim boyutlara ulaşacağını ifade etti.
Çiçek Açan Bitkiler Büyük Risk Altında
İngiltere merkezli bir başka çalışma ise "çiçek açan bitkiler" kategorisindeki tehlikeyi ortaya koydu. 335 binden fazla türü inceleyen uzmanlar, yaklaşık 10 bin çiçekli bitki türünün doğrudan yok olma tehdidiyle karşı karşıya olduğunu saptadı. Bu durumun sadece görsel bir kayıp değil, aynı zamanda bu bitkilere bağımlı olan böcek ve hayvan popülasyonları ile gıda zinciri için de büyük bir tehdit oluşturduğu vurgulanıyor.
Karbon Salımı ve Ekosistemin Geleceği
Bilim insanları, bitki türlerinin yok olmasının küresel karbon döngüsünü ve oksijen üretimini doğrudan etkileyeceğine dikkat çekiyor. Orta ölçekli karbon salımı senaryolarında bile on binlerce türün risk altında olması, iklim kriziyle mücadelenin ne kadar acil olduğunu bir kez daha gösteriyor. Uzmanlar, biyoçeşitliliği korumak için karbon salımının radikal bir şekilde düşürülmesi ve ekolojik koruma alanlarının genişletilmesi gerektiğini savunuyor.

