Belçika hükümeti, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) bünyesinde görev yapan iki yargıca yönelik aldığı yeni yaptırım kararına ilişkin resmi bir açıklama yayımladı. Yapılan açıklamada, söz konusu karardan duyulan derin üzüntü dile getirildi. Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, yargı organlarına yönelik bu tür müdahalelerin uluslararası hukuk sistemine olan etkilerine dikkat çekti. Belçika'nın bu çıkışı, Avrupa merkezli müttefik devletlerin mahkemenin bağımsızlığına dair sergilediği ortak tavrın bir devamı olarak nitelendiriliyor.
Yargı bağımsızlığına müdahale eleştirisi
Bakan Prevot, sosyal medya platformu üzerinden paylaştığı mesajda, ABD'nin UCM yargıçlarına uyguladığı ek yaptırımların yargı bağımsızlığına zarar verdiğini savundu. Bu tür önlemlerin, küresel ölçekte yürütülen cezasızlıkla mücadele çalışmalarını zayıflattığına işaret eden Prevot, kararın uluslararası adalet mekanizmalarının işleyişi açısından olumsuz bir örnek teşkil ettiğini vurguladı. Bakan, mahkemenin karşı karşıya kaldığı baskılara rağmen sergilediği direncin takdir edildiğini ve Belçika'nın bu süreçte kurumun yanında durmaya devam edeceğini belirtti.
Mağdurlar için adalet ve tarafsızlık ilkesi
Belçika hükümeti, Uluslararası Ceza Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız bir şekilde görevini yerine getirmesinin önemine değindi. Açıklamada, mahkemenin temel amacının suç mağdurları için adaleti sağlamak olduğu hatırlatılarak, bu misyonun korunması gerektiği ifade edildi. Belçika'nın, UCM'nin kurumsal kimliğini ve personeline yönelik her türlü zorluk karşısında desteğini sürdüreceği bildirildi. Dışişleri Bakanlığı düzeyindeki bu açıklama, mahkemenin operasyonel gücünü koruması adına verilen diplomatik desteği yineliyor.
Yaptırım kararının arka planında ne var?
ABD'nin söz konusu yaptırım kararı, doğrudan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkındaki hukuki süreçlerle bağlantılı olarak gerçekleşti. UCM Temyiz Dairesi'nde görev yapan iki yargıç, her iki isim hakkındaki tutuklama emri itirazlarını reddederek hukuki sürecin devam etmesine karar vermişti. Washington yönetiminin, bu kararı veren yargıçları hedef alarak yeni kısıtlamalar getirmesi, uluslararası hukuk çevrelerinde geniş çaplı bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Mahkemeye yönelik koşulsuz destek sürecek
Belçika, bu kısıtlamaların yargıçların profesyonel faaliyetlerini engellemeye yönelik bir adım olduğunu belirterek, mahkemenin bağımsız kararlar alabilmesi için dış müdahalelerden korunması gerektiğini yineledi. Maxime Prevot, mahkemenin mağdurlar lehine yürüttüğü çalışmalarda bağımsızlığını korumasının, evrensel hukuk ilkeleri için hayati olduğunu ifade etti. Belçika'nın bu tutumu, UCM'nin uluslararası alandaki meşruiyetini destekleyen devletlerin kararlı duruşunu bir kez daha ortaya koydu.
AA



