Bakan Tekin, söz konusu metnin, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderilen ve kamuoyunda 'Ramazan Genelgesi' olarak anılan 'Ramazan Ayı Etkinlikleri Kılavuzu'na yönelik hazırlandığını öne sürdü.
Tekin, metni eleştirenlerin genelgeyi 'çarpıttığını' ve kamuoyunu yanıltıcı bilgilerle yönlendirdiğini savundu.
'Laikliği tanımlama hakkını onlara kim veriyor?'
TGRT'ye konuşan Tekin, sert ifadeler kullandı.
'Hukuk devleti ve laikliği tanımlama hakkını onlara kim veriyor?' diyen Tekin, genelgede yer almayan bazı iddiaların kamuoyuna sanki varmış gibi sunulduğunu ileri sürdü.
Ayrıca, öğrencilerin fotoğraflarının paylaşılacağına dair iddiaların da gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
'Ben de demokratik hakkımı kullanıyorum'
Tekin, söz konusu genelgenin 'gönüllülük esasına dayalı' olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
'Bu etkinlikler gönüllülük esasına göre yapılacak. Bahsedildiği gibi not verilmesi ya da fotoğraf çekilmesi gibi uygulamalar yok. 168 imzalı bildiri nedeniyle yargı sürecini başlatıyorum. Onlar nasıl demokratik haklarını kullanıyorsa ben de kullanıyorum.'
Bakan Tekin ayrıca, bildiriyi 'niyet okumaya dayalı ve kötü niyetli' olarak nitelendirdi.
28 Şubat vurgusu dikkat çekti
Tekin'in açıklamalarında, tartışmayı 28 Şubat süreciyle ilişkilendirmesi dikkat çekti.
Bildirinin kendisine bu dönemi hatırlattığını belirten Tekin, metnin arka planında farklı amaçlar olduğunu ima etti.
Erdoğan da metni hedef aldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da konuya ilişkin yaptığı açıklamada bildiriyi eleştirdi.
Erdoğan, 'Milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyenlerin hezeyanlarına kulak asmayacağız' ifadelerini kullanarak, metnin toplumsal ayrışmaya yol açabileceğini savundu.
Metin kimler tarafından imzalandı?
17 Şubat'ta yayımlanan 'Laikliği Birlikte Savunuyoruz' başlıklı metin; akademisyen, sanatçı, gazeteci ve hukukçuların da aralarında bulunduğu 168 isim tarafından imzalandı.
Metin, kısa sürede binlerce yurttaş tarafından da desteklenerek geniş bir kamuoyu etkisi oluşturdu.
İmzacı isimler arasında Korkut Boratav, Taner Timur, Müjde Ar, Ayşe Kulin, Rutkay Aziz, İlhan Cihaner ve Şükrü Erbaş gibi farklı alanlardan tanınmış kişiler yer aldı.
Metnin içeriğinde ne var?
Metinde, son dönemde laikliğe yönelik baskıların arttığı savunularak, Türkiye'nin 'gerici bir kuşatma altında olduğu' iddia edildi.
Açıklamada şu mesaj öne çıktı:
'Laikliği savunmak suç değildir. Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz.'
Öte yandan metinde, tartışmalara konu olanın aksine Ramazan ayına ilişkin doğrudan bir ifade yer almadığı da dikkat çekti.
Yeni bir hukuk ve siyaset tartışması
Yaşanan gelişme, Türkiye'de laiklik, eğitim politikaları ve ifade özgürlüğü ekseninde yeni bir tartışma başlatmış durumda.
Bakanlığın atacağı hukuki adımlar ve metnin imzacılarına yönelik süreç, önümüzdeki günlerde siyasi ve hukuki açıdan yakından takip edilecek.


