Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen 5. 'Teröre Finansman Yok' (No Money for Terror) Bakanlar Konferansı'na katılarak küresel ekonomi ve güvenlik politikalarına dair kritik açıklamalarda bulundu.
Küresel çapta terörizmin finansmanı ve kara para aklama ile mücadelede temel standartları belirleyen Mali Eylem Görev Gücü (FATF) ilkelerinin önemine değinen Bakan Şimşek, uluslararası toplumun bu konuda ortak ve kararlı bir duruş sergilemesi gerektiğini vurguladı. Konferans kapsamında gerçekleştirilen panellerde, gelişen finansal teknolojilerin getirdiği avantajların yanı sıra yarattığı güvenlik riskleri de detaylı bir şekilde masaya yatırıldı.
Kripto Varlıklar ve Stabil Coinler Risk Merkezinde
'Finansal İnovasyonun Terörizmin Finansmanı İçin Kötüye Kullanımının Önlenmesi' başlıklı panelde konuşan Bakan Şimşek, finansal inovasyonun küresel ekonomiye sunduğu fırsatlar kadar ciddi riskler de barındırdığının altını çizdi. Ödeme sistemlerini daha hızlı, ucuz ve erişilebilir hale getiren teknolojik gelişmelerin, aynı zamanda organize suç şebekeleri ve terör finansörleri için yeni transfer yolları açtığına dikkat çekildi.
Şimşek, kripto varlıkların artık bu yeni risk ortamının tam merkezinde yer aldığını belirterek, işlemlerin saniyeler içinde tamamlanması ve sınır ötesine kolayca aktarılabilmesinin yarattığı küresel tehlikelere vurgu yaptı. Özellikle kullanıcı kimliklerinin tamamen gizlenmesine imkan tanıyan araçların, yasa dışı yapılara tek tıkla küresel likiditeye erişim sağlaması denetim mekanizmalarını zorlayan unsurlar arasında gösterildi. FATF raporlarına da yansıdığı üzere, değerlerini korumaları ve kolay taşınabilir olmaları sebebiyle stabil coinlerin terör finansörleri tarafından giderek daha fazla tercih edilen bir araç haline geldiği ifade edildi.
"Suçlular Her Zaman En Zayıf Halkayı Bulacak"
Küresel denetim standartlarının istisnasız ve eksiksiz uygulanmasının hayati bir zorunluluk olduğunu dile getiren Şimşek, standartların uygulanmasında yaşanacak bölgesel bir tutarsızlığın, tüm sistemin işlevsiz kalmasına yol açabileceği uyarısında bulundu. Şimşek: "FATF standartları tüm yetki alanlarında tutarlı şekilde hayata geçirilmelidir. Aksi takdirde suçlular her zaman en zayıf halkayı bulacak" ifadeleriyle, uluslararası arenadaki hukuki ve teknik denetim boşluklarının ivedilikle kapatılması gerektiğine işaret etti.
Türkiye'den Kripto Düzenlemelerinde Erken Hamle
Türkiye'nin kripto varlıklarla ilgili Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesi ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele (AML/CFT) risklerine karşı son derece erken ve kararlı adımlar attığını belirten Bakan Şimşek, ulusal çapta hayata geçirilen düzenlemeleri katılımcılarla paylaştı. Türkiye'nin, 2021 yılında kripto varlık hizmet sağlayıcılarını ilgili yükümlülükler kapsamına aldığı, lisanslama ile uyum şartlarının hızlıca getirildiği hatırlatıldı.
Güvenlik risklerinin yüksekliği göz önüne alınarak Türkiye'de kripto ATM'lerinin tamamen yasaklandığını açıklayan Şimşek, devlet olarak bazı alanlarda FATF tavsiyelerinin de ötesine geçtiklerini vurguladı. Bu çerçevede, stabil kripto para transferlerine günlük 3 bin dolar ve aylık 50 bin dolar işlem limiti getirilirken, seyahat kuralı şartlarını karşılamayan şüpheli işlemler için zorunlu bekleme süreleri uygulamaya konuldu. Suç ağlarına ait fonların saniyeler içinde el değiştirebildiği dijital çağda, şüpheli işlemler tespit edildiğinde ülkeler arası bilgi akışının haftalar değil, saatler içinde gerçekleşmesinin zorunlu olduğu ifade edildi.

