DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında partisinin ve kamuoyunun gündemindeki son gelişmeleri değerlendirdi. Babacan'ın konuşmasında öne çıkan en önemli başlıklar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği hakkında yürütülen soruşturma ve milyonlarca vatandaşı ilgilendiren en düşük emekli maaşı zammı oldu. İktidarın politikalarını sert bir dille eleştiren Babacan, devlet kurumlarının yıpratılması nedeniyle sivil toplum kuruluşlarına olan ihtiyacın arttığına dikkat çekti.
Ahbap Derneği Soruşturmasına Denetim Tepkisi
Babacan, kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve büyük bağış bütçelerini yöneten Ahbap Derneği'ne yönelik başlatılan hukuki sürece ilişkin iktidara çeşitli sorular yöneltti. Derneğin faaliyetlerinin, tanıtımının ve topladığı büyük meblağların uzun süredir herkes tarafından bilindiğini belirten Babacan, "Kamuoyunda sürekli ismi geçen, açık ya da örtülü bir şekilde sürekli reklamı yapılan ve bu kadar büyük paraların döndüğü bir dernek yıllarca niçin denetlenmedi?" ifadelerini kullandı.
Devletin mali denetim mekanizmalarının banka hesaplarını ve defterleri çok kısa sürede inceleyebilecek kapasitede olduğunu vurgulayan Babacan, soruşturmanın siyasi hedefler doğrultusunda bugüne bırakılıp bırakılmadığını sorguladı. İktidara yakın bazı isimlerin dernekle ilişkisi olup olmadığını soran Babacan, milyonlarca vatandaşın derneğe destek vermesine bugüne kadar neden göz yumulduğunun kamuoyuna açıklanmasını talep etti.
Küsuratlı Emekli Maaşı Yabancı Yatırımcı İçin mi?
Konuşmasının devamında Türkiye'deki ağırlaşan ekonomik tabloya ve TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen torba yasaya değinen DEVA Partisi lideri, en düşük emekli maaşının 23 bin 552 lira olarak belirlenmesini eleştirdi. Geçmiş yıllarda emekli maaşlarının akılda kalıcı ve düz rakamlar olarak belirlendiğini hatırlatan Babacan, adeta "kuyumcu terazisiyle" ölçülmüş bu kadar ince hesaplı ve küsuratlı bir maaş zammının daha önce görülmediğini ifade etti. Bu uygulamanın enflasyona karşı vatandaşı korumaktan ziyade, uluslararası piyasalara yönelik bir vitrin hamlesi olduğunu savundu.
"Vatandaşını Önceleyen Devlet Böyle Hesaplara Girmez"
İktidarın ekonomi kurmaylarının uyguladığı sıkılaşma politikalarının dar gelirliyi giderek daha fazla zorladığını belirten Babacan, küsuratlı maaş rakamının arkasındaki temel motivasyonu yabancı yatırımcılara verilen bir mesaj olarak yorumladı. Babacan, ekonomi yönetiminin yabancı sermayeye, "Enflasyondan bir kuruş fazla vermiyoruz, yeter ki paranızı ve dövizinizi bize getirin" mesajı iletmeye çalıştığını iddia etti.
Yüksek faiz politikasıyla milletin cebinden alınan kaynağın dış yatırımcıya aktarıldığını öne süren Babacan, kendi emeklisini ve vatandaşını önceleyen sosyal bir devletin, maaş zamları konusunda böyle ince ve küsuratlı hesaplara girmeyeceğinin altını çizerek konuşmasını tamamladı.

