Tarih çoğu zaman imparatorlar, savaşlar ve büyük kararlar üzerinden anlatılır. Oysa bir toplumun gerçek ruhu, gündelik hayatta gizlidir. Antik Roma'da bu ruhu en çıplak hâliyle gösteren kaynaklardan biri ise graffitilerdir. Özellikle Pompeii'de bulunan duvar yazıları, Roma halkının düşündüğümüzden çok daha konuşkan olduğunu ortaya koyar.
Pompeii Duvarlarında Aşk, Öfke ve Mizah
Pompeii kazılarında ortaya çıkarılan yazılar şaşırtıcı derecede tanıdıktır. Aşk itirafları, alaycı siyasi mesajlar, küfürler, espriler ve günlük hayata dair kısa notlar… Bunlar resmî tarih metinlerinde yer almaz ama insanı insana en çok yaklaştıran detaylardır.
Bir duvarda 'Falanca buradaydı' yazarken, birkaç metre ötede bir politikacıya ağır bir eleştiriyle karşılaşmak mümkündür. Bu durum, Roma toplumunda kamusal alanın aynı zamanda bir ifade alanı olduğunu gösterir.
Graffiti, Twitter'a(X) Benziyor
Bugünün sosyal medyası gibi Antik Roma graffiti kültürü de kısa, doğrudan ve çoğu zaman anonimdir. Amaç estetik değil, tepki vermektir. Bir düşünceyi hızlıca bırakıp gitmek.
Eleştirmen gözünden bakıldığında bu yazılar, Roma'nın tek sesli bir toplum olmadığını kanıtlar. Halk yalnızca izleyen değil, yorumlayan ve müdahil olan bir konumdadır. Duvar, herkesindir.
Graffiti'ler, Antik Roma'yı soğuk mermer heykellerin ve görkemli yapıtların ötesine taşır. İnsanları hatalarıyla, tutkularıyla ve sıradanlıklarıyla gösterir. Bu yüzden tarihçiler için olduğu kadar kültür eleştirmenleri için de son derece kıymetlidir.
Resmî anlatılar düzenlidir; graffiti ise dağınık ama gerçektir. Tam da bu yüzden Roma'yı bugüne yaklaştırır.
Duvar Yazılarıyla Yeniden Okunan Bir Antik Çağ
Antik Roma graffiti'leri, geçmişin bugünden ne kadar da farklı olmadığını hatırlatır. İnsanlar değişir, araçlar değişir ama ifade etme ihtiyacı hep aynı kalır.
Bugün ekranlara yazdığımız cümlelerin atası, bir zamanlar Pompeii'nin taş duvarlarına kazınmıştı.
Kaynak: Bristih museum Düzenleyen: Melih Can Muzaffer Aşcı


