Bilim dünyasından gelen son veriler, Dünya'nın akciğerleri olarak bilinen Amazon Yağmur Ormanları'nın geri dönülemez bir yola girdiğini gösteriyor. 'Sıcak kuraklıklar' nedeniyle bölgenin 2100 yılına kadar daha önce görülmemiş bir 'hipertropikal' iklim yapısına bürüneceği ve mevcut bitki örtüsünün bu değişime ayak uyduramayacağı öngörülüyor.
Küresel iklim değişikliğinin en yıkıcı etkilerinden biri, biyolojik çeşitliliğin merkezi olan Amazon havzasında kendini göstermeye başladı. Yapılan yeni bir araştırmaya göre, bölgede giderek artan sıcaklıklar ve azalan yağışlar, ormanın karakterini kökten değiştirecek bir süreci tetikledi. Uzmanlar, sera gazı emisyonlarının mevcut hızla devam etmesi durumunda, Amazon'un bu yüzyılın sonuna kadar modern tarihinde hiç görülmemiş bir iklimsel duruma sürükleneceği konusunda uyarıyor.
Hipertropikal İklim ve Ağaçların Sonu
Araştırmacılar, Amazon'da yaşanan bu yeni durumu 'hipertropikal iklim' olarak tanımlıyor. Bu kavram, tropikal bölgelerde alışılagelmişin çok ötesinde seyreden aşırı sıcaklıkları ve buna eşlik eden şiddetli kuraklıkları ifade ediyor. Çalışmaya göre, 2100 yılına gelindiğinde Amazon'un büyük bir kısmı, yılda 150 güne varan 'sıcak kuraklık' dönemleri yaşayabilir.
Bu ekstrem koşulların, ormandaki ağaçların fizyolojik sınırlarını zorlayacağı belirtiliyor. Yüksek sıcaklık ve su stresi altında kalan ağaçların fotosentez yapma kapasitesini kaybedeceği, hatta 'karbon açlığı' çekerek ölmeye başlayacağı ifade ediliyor. Özellikle hızlı büyüyen ağaç türlerinin bu değişime karşı daha savunmasız olduğu ve orman yapısının, bildiğimiz gür yağmur ormanından seyrek bir savana dönüşme riskiyle karşı karşıya olduğu vurgulanıyor.
Toprak Nemi Kritik Seviyenin Altına İniyor
Çalışmada öne çıkan bir diğer kritik bulgu ise toprak nemi ile ilgili. Toprak neminin belirli bir seviyenin (%33) altına düşmesi durumunda, ağaçların içindeki su dolaşım sisteminin (ksilem) hava kabarcıklarıyla tıkanarak işlevsiz hale geldiği tespit edildi. Bu durum, insanlardaki damar tıkanıklığına veya felce benzetiliyor.
2015 ve 2023 yıllarında yaşanan şiddetli El Niño olayları sırasında gözlemlenen bu mekanizma, gelecekteki daha sık ve şiddetli kuraklıkların provası niteliğinde. Eğer bu süreç devam ederse, Amazon ormanları sadece karbon yutma özelliğini kaybetmekle kalmayacak, aynı zamanda atmosfere karbon salan bir kaynağa dönüşerek küresel ısınmayı daha da hızlandıracak.
Gelecek Bizim Ellerimizde
Bilim insanları, bu karanlık tablonun kaçınılmaz bir kader olmadığını, ancak zamanın daraldığını belirtiyor. Sera gazı emisyonlarının radikal bir şekilde azaltılması durumunda, bu 'hipertropikal' geçişin yavaşlatılabileceği veya önlenebileceği ifade ediliyor. Ancak mevcut politikaların devam etmesi halinde, 10 milyon yıldır görülmemiş bir iklim değişikliğinin Amazon'u geri dönüşü olmayan bir noktaya taşıyacağı öngörülüyor.
Euronews



