Antalya'nın Alanya ilçesi Mahmutlar Mahallesi'nde yer alan bir sitede, 13 yaşındaki kız çocuğunun kıyafeti nedeniyle ortak kullanım alanından faydalanması engellendi. Edinilen bilgilere göre, serinlemek amacıyla site havuzuna girmek isteyen küçük kız, üzerinde haşema bulunduğu gerekçesiyle site yöneticisi L.İ. tarafından durduruldu. Çocuğun havuza girmesine kesin bir dille karşı çıkan yöneticinin bu tutumu, aile ile yönetim arasında ciddi bir gerilime neden oldu. Durumun kabul edilemez olduğunu belirten ailenin hızla yetkililere haber vermesi üzerine, olay yerine kolluk kuvvetleri intikal etti.
Olayın ardından hukuki süreç hızla başlatıldı
Kızlarının haksız ve ayrımcı bir muameleye maruz kaldığını savunan ailenin resmi şikayeti üzerine, jandarma ekipleri olay yerinde gerekli tutanakları tutarak sürece müdahil oldu. Şikayet doğrultusunda gözaltına alınan site yöneticisi L.İ., karakoldaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Nöbetçi hakimlik karşısına çıkarılan yönetici, kişilerin hak ve hürriyetlerini engelleme iddiaları çerçevesinde değerlendirilen dosya kapsamında tutuklandı. Verilen bu karar, özellikle site ve apartman gibi toplu yaşam alanlarındaki yönetim yetkilerinin sınırları konusunda önemli bir emsal teşkil etme potansiyeli taşıyor.
Ortak kullanım alanlarında hukuki sınırlar
Türkiye'deki mevcut yasal düzenlemelere göre, Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde hazırlanan site yönetim planları, temel anayasal hakların ve Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerinin önüne geçemez. Vatandaşların yaşam tarzı veya tercihleri doğrultusunda seçtikleri kıyafetler nedeniyle ortak kullanım alanlarından mahrum bırakılması hukuken sorunlu kabul edilmektedir. Haşema gibi yüzücü kıyafetlerinin, genel hijyen kurallarına uygun üretildiği sürece site havuzlarında yasaklanması, hukuki dayanaktan yoksun keyfi bir uygulama olarak değerlendiriliyor.
Site yönetimlerinin yetki alanları
Hukukçular, site yönetimlerinin asli görevinin ortak alanların bakım, onarım, güvenlik ve temizlik gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu sıkça hatırlatıyor. Sakinlerin yaşam tarzına müdahale eden kişisel yasaklar koymak, yöneticilerin yasal yetkileri arasında bulunmuyor. Alanya'da yaşanan bu son gelişme, apartman ve site kurallarının hukuka, toplumsal saygıya ve temel haklara uygun şekilde düzenlenmesi gerektiği gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Hukuki sürecin ilerleyen aşamaları ve konuya ilişkin yargı makamlarının vereceği nihai kararlar, kamuoyu tarafından yakından takip edilecek.
