Yapılan resmi duyuruya göre, 22 Şubat’tan bu yana süren saldırılarda 52 kişi hayatını kaybetti, 66 kişi yaralandı.
Afganistan yönetiminin sözcü yardımcısı Hamdullah Fıtrat, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Pakistan’ın özellikle doğu ve güney bölgelerini hedef aldığını belirtti.
Sivil kayıplar dikkat çekiyor
Fıtrat, saldırılarda hayatını kaybedenler arasında kadın ve çocukların da bulunduğunu vurguladı.
Ayrıca saldırıların sadece can kaybına değil, ciddi yıkıma da yol açtığı ifade edildi. Buna göre:
8 ev tamamen yıkıldı
14 ev kısmen hasar gördü
Bu durum, çatışmaların doğrudan sivil yaşamı etkilediğini gözler önüne serdi.
“Kabil üzerinde savaş uçakları uçtu” iddiası
Afganistan yönetiminin sözcüsü Zabihullah Mücahid ise yaptığı açıklamada dikkat çeken bir iddiada bulundu. Mücahid, Pakistan’a ait savaş uçaklarının Kabil üzerinde uçuş yaptığını ve Afgan hava savunma sistemlerinin bu uçaklara ateş açtığını ileri sürdü.
Ancak bu iddialara ilişkin Pakistan tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Sınır hattında “terör kampı” gerilimi
Pakistan Enformasyon Bakanlığı, 22 Şubat’ta yaptığı açıklamada, sınır hattında bulunan ve “terör kampı” olarak nitelendirilen 7 noktanın hedef alındığını duyurmuştu.
Afganistan Savunma Bakanlığı ise bu saldırılara karşılık olarak “uygun zamanda ölçülü bir yanıt verileceğini” bildirmişti.
Karşılıklı suçlamalar: TTP krizi
İki ülke arasındaki gerilimin temelinde, Pakistan’ın Pakistan Talibanı (TTP) ile ilgili suçlamaları yer alıyor.
İslamabad yönetimi:
TTP’nin Afganistan’da konuşlandığını
Kabil yönetiminin bu gruba karşı yeterli önlem almadığını savunuyor
Afganistan yönetimi ise bu iddiaları reddederek, TTP’nin kendi topraklarında faaliyet göstermediğini ileri sürüyor.
Durand Hattı: Gerilimin tarihi zemini
TTP’nin etkin olduğu bölgeler, Afganistan ile Pakistan arasında İngiliz sömürge döneminde çizilen ve hâlâ tartışmalı olan Durand Hattı boyunca uzanıyor.
Bu hat, özellikle Peştun aşiretlerinin yaşadığı bölgeleri ikiye böldüğü için, iki ülke arasında uzun süredir siyasi ve güvenlik krizlerinin merkezinde yer alıyor.
Bölgesel istikrarsızlık riski büyüyor
Uzmanlara göre, Afganistan ile Pakistan arasındaki bu karşılıklı saldırılar, yalnızca iki ülkeyi değil tüm bölgeyi etkileyebilecek bir güvenlik krizine dönüşme potansiyeli taşıyor.
Artan sivil kayıplar ve karşılıklı askeri hamleler, çatışmanın daha geniş çaplı bir gerilime evrilebileceği endişelerini güçlendiriyor.

