İsrail Meclisi’nde kabul edilen ve Filistinli esirleri kapsayan idam cezası yasası, insan hakları çevrelerinde tartışma yaratmaya devam ediyor. İsrail’de faaliyet gösteren Arap Azınlıkları Hukuk Merkezi Adalah, söz konusu düzenlemenin yalnızca Filistinlileri hedef aldığını ve Yahudileri muaf tuttuğunu açıkladı.
Kuruluş, yasanın iptali için İsrail Yüksek Mahkemesi’ne başvuruda bulunulduğunu ve sürecin yargı tarafından değerlendirildiğini duyurdu.
“Yasa ayrımcılık içeriyor” değerlendirmesi
Adalah Müdürü Hasan Cebbarin, yaptığı açıklamada, düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirtti. Cebbarin, yasanın uygulanmasının yalnızca Filistinliler için öngörüldüğünü ifade ederek, şu değerlendirmeyi paylaştı:
“Bu yasa Yahudiler için geçerli değil. Bir Yahudi 10 Filistinliyi öldürse ölüm cezası almazken, bir Filistinli bir Yahudiyi yaralasa idam edilebilir.”
Cebbarin ayrıca, yasanın “İsrail’in varlığını inkar etme amacıyla işlenen suçlar” kapsamında yalnızca Filistinlilere uygulanacağını, bu nedenle düzenlemenin hedef kitlesinin açık şekilde belirlendiğini dile getirdi.
Yüksek Mahkeme süreci ve itirazlar
İnsan hakları örgütleri ve bazı siyasi temsilciler tarafından yapılan başvuruların ardından, İsrail Yüksek Mahkemesi’nin yasa hakkında inceleme başlattığı bildirildi. Daha önce alınan bir kararla, düzenlemeye ilişkin 24 Mayıs’a kadar ihtiyati tedbir uygulanması kararlaştırıldı.
Cebbarin, çok sayıda hukuk uzmanının, yasanın anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilebileceği yönünde görüş bildirdiğini ifade etti.
Güvenlik ve uluslararası tepki tartışmaları
Cebbarin, İsrail’deki bazı güvenlik kurumlarının da yasa konusunda endişe taşıdığını belirtti. Bu kurumların, düzenlemenin güvenlik risklerini artırabileceği ve uluslararası alanda ülkenin itibarını etkileyebileceği yönünde değerlendirmelerde bulunduğunu aktardı.
Ayrıca, bazı ülkelerin söz konusu yasanın yürürlüğe girmesi halinde diplomatik ilişkileri gözden geçirebileceğine dair uyarılarda bulunduğu ifade edildi.
Uluslararası hukuk vurgusu
Cebbarin, uluslararası hukuk ve işgal hukukunun belirli şartlarda ölüm cezasına izin verebildiğini ancak ırkçı uygulamalara izin vermediğini söyledi. Yasanın bu yönüyle uluslararası hukukla çeliştiğini dile getirdi.
Ayrıca, konunun Uluslararası Adalet Divanı gündemine taşınabileceği ve gerekli başvuruların yapılması halinde uluslararası yargı mekanizmalarının devreye girebileceği belirtildi.
Yasanın kapsamı ve uygulama alanı
Kabul edilen düzenlemeye göre, “İsrail’in varlığını inkar etme amacıyla bir kişiyi öldürmek” suçundan hüküm giyen kişiler hakkında idam cezası verilebilecek. Kararın oy birliği olmadan, hakimlerin salt çoğunluğuyla alınabilmesi de yasanın dikkat çeken unsurları arasında yer alıyor.
Yasa ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da askeri mahkemelerin de idam cezası verebilmesine olanak tanıyor. Bu bölgede verilecek kararlar için temyiz ve af yollarının kapalı olması da düzenlemenin kapsamı içinde bulunuyor.
İsrail’de yargılanan Filistinli esirler için ise bazı durumlarda idam cezasının ömür boyu hapse çevrilebileceği ifade ediliyor.
Tepkiler sürüyor
Söz konusu yasa, uluslararası ve yerel insan hakları kuruluşları tarafından yakından takip edilirken, sürecin yargı ve uluslararası platformlarda nasıl şekilleneceği merak ediliyor.
