Türkiye'deki yatırımcıların ve iç piyasanın yakından takip ettiği ABD ile İran arasındaki olası diplomatik temas beklentileri, fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya başladı. Savaşın küresel ekonomi üzerindeki yıkıcı senaryolarını engellemek amacıyla tarafların yeni bir görüşme turu gerçekleştirebileceği ihtimali, küresel piyasalar üzerinde pozitif bir rüzgar estirdi. İki ülke arasında artan bu umutlar hisse senetlerinde yükseliş eğilimini desteklerken, son dönemde tırmanışa geçen petrol fiyatları üzerinde ise belirgin bir gevşemeye yol açtı.
Borsa Endekslerinde Yukarı Yönlü Hareketlilik Sürüyor
Yurtiçi piyasaların yön bulmak için izlediği ABD borsaları, tüm zamanların en yüksek seviyelerine doğru kademeli olarak yaklaşmaya devam ediyor. Geniş çaplı S&P 500 endeksi yüzde 0,4 oranında değer kazanarak, şubat ayı sonlarında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları öncesindeki konumuna geri döndü. Emeklilik fonlarının merkezinde yer alan bu önemli endeks, rekor seviyesinin yalnızca yüzde 1 gerisinde işlem görürken, son on günün dokuzunu kazançla tamamlamayı başardı. Dow Jones Sanayi Endeksi 20 puanlık yatay bir artış gösterirken, Nasdaq bileşik endeksi yüzde 1 oranında değer kazandı.
Petrol Piyasalarında ve Hürmüz Boğazında Son Durum
Dünya genelindeki hisse senedi piyasaları, diplomatik kanalların açılabileceği beklentisini fiyatlayarak kazançlarını artırma yoluna gitti. Çatışmalar nedeniyle üretim ve taşıma süreçlerinde yaşanan aksaklıklar sebebiyle zirve yapan petrol fiyatları bu gelişmelerin ardından hızla gerilemeye başladı. Uluslararası piyasalarda referans kabul edilen Brent ham petrolünün varil fiyatı yüzde 2,1 oranında düşüş kaydederek 97,31 dolar seviyesine indi. Söz konusu varil fiyatı savaş öncesindeki 70 dolar bandının üzerinde kalmaya devam etse de, endişelerin en yoğun olduğu dönemlerde test edilen 119 dolarlık zirvenin oldukça uzağında bulunuyor. Basra Körfezi'nde üretilen petrolün küresel pazarlara ulaşmasında kritik önem taşıyan Hürmüz Boğazı'ndaki darboğazların çözülebilme ihtimali, fiyatları aşağı çeken ana unsurların başında geliyor.
Küresel Büyüme Beklentileri ve Şirket Karlılıkları
Petrol tedarik zincirindeki aksamaların tetiklediği fiyat artışları küresel enflasyon verileri üzerinde baskı oluşturmayı sürdürüyor. ABD toptan eşya enflasyonu mart ayında beklentilerin altında kalarak yüzde 3,4'ten yüzde 4 seviyesine ulaşsa da, artan maliyetlerin ilerleyen dönemde tüketicilere yansıma potansiyeli bulunuyor. Uluslararası Para Fonu verileri küresel enflasyon oranının bu yıl yüzde 4,1'den yüzde 4,4 seviyesine çıkacağını gösteriyor. Kurum aynı zamanda bu yıl için öngördüğü küresel büyüme tahminini yüzde 3,3 seviyesinden yüzde 3,1 oranına düşürdü.
Bilanço Döneminde Beklentileri Aşan Şirketler
ABD piyasalarında büyük ölçekli şirketlerin arka arkaya açıkladığı güçlü kar raporları, makroekonomik endişeleri dengelemeye yardımcı oluyor. Finans devlerinden BlackRock yüzde 2,7, Citigroup ise yüzde 1,6 oranında değer kazanarak analist beklentilerini aşan çeyreklik gelirler açıkladı. JPMorgan beklentilerin üzerinde bir çeyrek bilançosu duyurmasına rağmen, risklerin getirdiği belirsizlik vurgusu nedeniyle hisselerinde yüzde 1 oranında düşüş yaşandı. Teknoloji şirketi Amazon, mobil uydu hizmetleri sunan Globalstar firmasını hisse başına 90 dolardan satın alacağını duyurmasının ardından yüzde 2,4 oranında prim yaparken, Globalstar hisseleri yüzde 8,6 oranında sıçradı. Wells Fargo ise zayıf gelen gelir raporu sonrası yüzde 6,1 değer kaybetti. Asya pazarlarında pozitif seyir dikkat çekerken, Güney Kore Kospi endeksi yüzde 2,7, Japonya Nikkei 225 endeksi ise yüzde 2,4 artış gösterdi. Tahvil piyasasında ise 10 yıllık Hazine tahvil getirisi yüzde 4,30 seviyesinden yüzde 4,29 oranına geriledi.

