Amerika Birleşik Devletleri, 78 yıldır üyesi olduğu Birleşmiş Milletler kuruluşu Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile yollarını resmen ayırdı. Başkan Donald Trump'ın ikinci döneminin ilk gününde imzaladığı kararnamenin ardından başlayan bir yıllık çekilme süreci bugün itibarıyla tamamlandı. Washington yönetimi, örgüte sağladığı tüm finansal desteği kestiğini ve kurum bünyesindeki Amerikan personelini geri çağırdığını duyurdu.
ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ayrılık sürecinin hukuki ve idari olarak sonuçlandığı belirtildi. Bu karar, küresel sağlık politikalarında köklü bir değişikliğe işaret ederken, uluslararası kamuoyunda tartışmaları da beraberinde getirdi. Ayrılığın 'tam ve sorunsuz' olmadığını belirten ABD'li yetkililer, sürecin teknik detaylarının bir süre daha gündemde kalacağına işaret ediyor.
Trump Yönetimi Reform Taleplerinin Karşılanmadığını Savunuyor
Ayrılık kararının temelinde, Başkan Donald Trump'ın örgütün işleyişine yönelik sert eleştirileri yatıyor. Beyaz Saray, DSÖ'nün özellikle Kovid-19 salgını sürecinde Çin'in etkisinde kaldığını ve Wuhan kaynaklı krizin yönetiminde başarısız olduğunu savunmuştu. Kararname metninde, örgütün yapısının acilen reforma ihtiyaç duyduğu ancak bu taleplerin karşılanmadığı vurgulandı.
ABD yönetimi ayrıca, DSÖ'nün üye devletlerin siyasi baskılarına karşı bağımsızlığını koruyamadığını ve Washington'dan haksız yere yüksek mali katkı beklediğini öne sürdü. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, ABD'nin kuruma olan borcu 130 milyon doları aşıyor. Örgütün en büyük finansal destekçisi konumundaki ABD, yıllık 111 milyon dolar aidatın yanı sıra yaklaşık 570 milyon dolarlık gönüllü katkı sağlıyordu. Bu fonların kesilmesi, örgütün bütçesinde ciddi bir açık oluşturacak.
Küresel Salgınlarla Mücadelede Zafiyet Uyarısı
Sağlık uzmanları, ABD'nin çekilme kararının uzun vadeli sonuçları konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor. Küresel salgın tehditlerine karşı erken uyarı sistemlerinde kritik bir rol oynayan ABD verilerinin paylaşımında aksaklıklar yaşanması bekleniyor. Georgetown Üniversitesi'nden halk sağlığı hukuku uzmanı Lawrence Gostin, kararı 'yıkıcı' olarak nitelendirerek, bu durumun sadece örgütü değil, Amerikan bilim dünyasını da olumsuz etkileyeceğini belirtti.
Gostin'e göre, DSÖ bünyesindeki bilgi ağından kopmak, ABD'li ilaç şirketlerinin ve bilim insanlarının yeni virüs tehditlerine karşı hızlı aşı ve tedavi geliştirme kapasitesini zayıflatabilir. Uzmanlar, uluslararası iş birliğinin azaldığı bir ortamda, sınır tanımayan hastalıklarla mücadelenin çok daha zorlaşacağına dikkat çekiyor.
Mpox, Ebola ve çocuk felci gibi hastalıklarla mücadeleyi koordine eden örgüt, yoksul ülkelere sağladığı teknik destekle biliniyor. ABD Bulaşıcı Hastalıklar Derneği Başkanı Dr. Ronald Nahass da karara tepki göstererek, bu hamleyi 'bilimsel açıdan sorumsuzluk' olarak tanımladı. Ayrılığın, anne-çocuk sağlığı programlarından yeni virüslerin tespitine kadar pek çok kritik alanda küresel sağlık girişimlerini sekteye uğratmasından endişe ediliyor.


