Euronews internet sitesinde yer alan habere göre, AB Komisyonu, Birlik sanayi stratejisinin merkezinde yer alan Sanayi Hızlandırıcı Yasa teklifine ilişkin çalışmaları henüz tamamlayamadı.
Üye ülkelerin kamu kaynaklarının kullanımına ve kamu ihalelerine "Made in Europe" şartını da getirmesi beklenen ve Avrupa sanayisini desteklemeyi amaçlayan yasanın içeriği konusunda görüş ayrılıkları yaşanıyor.
Bu nedenle daha önce birkaç defa ileri tarihe alınan ve en son 26 Şubat olarak öngörülen yasa teklifinin açıklanma tarihi 4 Mart’a ertelendi.
Söz konusu planı AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Stephane Sejourne’nin ekibi hazırlıyor.
Tasarının kapsamı ve tartışmalar
Tasarı, enerji yoğun sektörler, net-sıfır teknolojiler ve otomotiv gibi alanlarda kamu alımları ve kamu destekli programlarda Avrupa’da üretilen ürünlere avantajlar sağlamayı hedefliyor.
Basına sızan taslaklarda, "Made in Europe" ifadesi, AB üyesi 27 ülke ile Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn’ın bulunduğu Avrupa Ekonomik Alanı ülkelerini kapsıyor.
Bununla birlikte AB Komisyonu, üretimi Birlik menşesiyle eşdeğer kabul edilebilecek güvenilir ortakların da tanımlanmasını ve kapsama dahil edilmesini istiyor. Ancak bu konuda Komisyonun çeşitli birimleri ile AB üye ülkeleri farklı görüşler savunuyor.
AB içinde bu girişimin öncü konumunda Fransa yer alırken, Almanya’nın da dahil olduğu bazı ülkeler, yerel ürün satın alma şartlarının yatırımı caydırabileceği, kamu ihalelerinde fiyatları artırabileceği ve AB’nin küresel rekabet gücüne zarar verebileceği görüşünü taşıyor.
Korumacı politikalara temkinli yaklaşan Almanya, "Made in Europe" kavramının çok dar bir tanım olduğunu, ticaret ortaklarının da sürece dahil edildiği kapsayıcı bir "Made with Europe (Avrupa ile üretildi)" yaklaşımı benimsenmesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye ise Gümrük Birliği, mevcut ekonomik entegrasyon seviyesi ve mevzuat uyumu gibi unsurlar dikkate alınarak Türk üreticilerin de "Made in Europe" kavramı içinde yer alması gerektiğini belirtiyor. Avrupa’da otomotiv başta olmak üzere bazı sektörler, İngiltere ve Türkiye’nin de bu yaklaşımda yer almasını istiyor.
Tartışmalara sahne olan teklifin, Komisyon tarafından yayımlanmasının ardından yasama sürecinde AB ülkeleri ve Avrupa Parlamentosu’ndaki (AP) müzakereler sırasında değişikliğe uğraması öngörülüyor.

