ABD ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler, tarihin en kritik virajlarından birine girdi. ABD Başkanı Donald Trump, Washington'ın Çin hükümetini diplomatik olarak Taipei'den Pekin'e tanıdığı 1979 yılından bu yana yürürlükte olan diplomatik protokolleri bypass etmeye hazırlanıyor. Maryland’de basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, milyarlarca dolarlık askeri yardım paketi öncesinde Tayvan lideri Lai Ching-te ile bizzat iletişime geçeceğini doğruladı.
Gazetecilerin, silah satışına onay vermeden önce Lai ile bir görüşme gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği yönündeki sorusuna yanıt veren Trump, "Onunla konuşacağım. Herkesle konuşuyorum. Bu durumu çok iyi kontrol altında tutuyoruz. Tayvan sorunu üzerinde çalışacağız" ifadelerini kullandı. Bu hamle, Beyaz Saray'ın bölgedeki statükoyu radikal bir şekilde değiştirebileceğinin sinyali olarak yorumlanıyor.
Milyar Dolarlık Silah Paketi Masada
Trump'ın bu çıkışı, geçtiğimiz günlerde Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yaptığı tarihi zirvenin hemen ardından geldi. Zirve sonrası "Tayvan'ı yöneten kişiyle" görüşmek istediğini belirten ABD Başkanı, adaya yapılması planlanan 14 milyar dolarlık yeni silah satışı onayını bu şarta bağlamış durumda. Taipei yönetimi ise Aralık ayında açıklanan 11 milyar dolarlık askeri paketin ardından, bu yeni tedarik sürecinin askıda kalmasından ötürü bir süredir tedirginlik yaşıyordu.
Tayvan Dışişleri Bakanlığı, Devlet Başkanı Lai Ching-te'nin ABD Başkanı ile doğrudan görüşme fırsatını büyük bir memnuniyetle karşılayacağını duyurdu. Bakanlık tarafından yapılan resmi açıklamada, olası bir görüşmede Lai'nin, Pekin yönetiminin bölgedeki barışçıl ortamı baltalayan adımlarını Trump'a aktaracağı ve Tayvan Boğazı'ndaki mevcut statünün korunması yönündeki kararlılığını vurgulayacağı belirtildi. Küresel istihbarat kaynakları ise iki lider arasında henüz resmi olarak takvime bağlanmış bir randevu bulunmadığını aktarıyor.
Xi Jinping'in Kırmızı Çizgisi: Savaş Riski
Pekin yönetimi, Tayvan'ı kendi topraklarının ayrılmaz bir parçası ve "kırmızı çizgisi" olarak nitelendiriyor. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, bu ayın başlarında gerçekleşen zirvede Trump'a, Tayvan meselesinin Çin-ABD ilişkilerindeki en hassas nokta olduğunu hatırlatarak, bu konuda atılacak yanlış bir adımın iki nükleer güç arasında doğrudan bir askeri çatışmaya, hatta topyekre bir savaşa yol açabileceği uyarısında bulunmuştu.
ABD, 1979 tarihli Tayvan İlişkileri Yasası ve 1982 tarihli Altı Güvence belgesi uyarınca, adanın meşru müdafaa araçlarını sağlama yükümlülüğünü sürdürüyor. Çin'in tüm baskılarına, bölgedeki gri bölge savaş taktiklerine ve askeri ablukalarına rağmen Washington'ın askeri desteği devam ediyor. Trump ise geçmiş diplomatik anlaşmalara takılıp kalmayacağını belirterek, "Silah satışlarını bizzat görüştük, bu mesele oldukça detaylı" diyerek ticari ve askeri diplomaside kendi kurallarını uygulayacağının mesajını net bir şekilde verdi.

