Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen'de yaşanan son askeri hareketlilik ve tırmanan gerilim üzerine derin endişe duyduğunu açıkladı. Suudi Arabistan destekli hükümet güçleri, geçen ay BAE destekli güneyli ayrılıkçılar tarafından ele geçirilen kritik bölgelere operasyon düzenleyerek kontrolü yeniden sağladı. Sahadaki bu hızlı değişim, iki Körfez gücü arasında büyük bir anlaşmazlığın fitilini ateşlerken, İran destekli Husilere karşı kurulan uluslararası koalisyonda da ciddi çatlaklar oluşturdu.
BAE tarafından yapılan resmi açıklamada, Yemenli taraflara itidal çağrısında bulunuldu ve güvenlik ile istikrarın korunması için diyaloğa öncelik verilmesi gerektiği vurgulandı. Ancak bu çağrı, BAE destekli Güney Geçiş Konseyi (GGK) güçlerinin stratejik öneme sahip bazı noktalardan çıkarılmasının hemen ardından geldi. GGK, yaşanan gelişmeler üzerine iki yıl içinde bağımsızlık referandumu yapma niyetinde olduğunu duyurarak bölgedeki tansiyonu yeni bir boyuta taşıdı.
Hadramut ve Mukalla'da Kontrol Değişimi
Suudi Arabistan destekli güçler, Suudi sınırında geniş çöl arazilerine sahip olan ve ülkenin en büyük vilayeti konumundaki Hadramut'ta kilit noktaların kontrolünü ele geçirdi. Yerel kaynaklar ve görgü tanıkları, bu güçlerin bölgenin başkenti Mukalla'nın bazı kısımlarına girdiğini doğruladı.
Suudi destekli Hadramut Valisi, Mukalla ve doğudaki diğer bölgelerden Aden'e doğru çekilmek isteyen GGK savaşçılarına güvenli geçiş hakkı tanınacağını bildirdi. Buna karşılık GGK, bölgesel ve uluslararası liderlere çağrıda bulunarak, doğu Hadramut ve Mahra vilayetlerinde yaşananları 'Suudi destekli askeri tırmanış' olarak nitelendirdi ve müdahale istedi. GGK ayrıca, uluslararası alanda tanınan hükümetin bir parçası olan İslah partisine atıfta bulunarak, 'kuzeyli İslami grupların' sivilleri ve hayati altyapıyı hedef aldığını iddia etti.
Suudi Arabistan ve BAE Arasında Tarihi Kırılma
Yemen, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan ile Avrupa ve Asya arasındaki hayati deniz ticaret yolu olan Bab el-Mendeb Boğazı arasında son derece stratejik bir konumda bulunuyor. Ancak son olaylar, on yıldır savaşın pençesindeki ülkede dengeleri değiştirdi. Kriz, geçen ay GGK'nin Hadramut dahil olmak üzere geniş toprak parçalarını aniden ele geçirmesi ve 1990'da kuzeyle birleşen eski Güney Yemen devletinin topraklarında kontrol sağlamasıyla başladı. Bu hamleyi güvenliğine tehdit olarak gören Suudi Arabistan, BAE ile yıllardır süregelen görüş ayrılıklarını derinleştiren bir tepki verdi.
Hafta başında Suudi Arabistan, Hadramut'taki bir üssü bombaladı ve bunu güvenliği için bir kırmızı çizgi olarak nitelendirerek kalan tüm BAE güçlerinin Yemen'den ayrılmasını istedi; BAE bu talebe uydu. Yaşanan bu süreç, eskiden yakın müttefik olan iki ülke arasında on yıllardır görülen en büyük bölünmeye yol açtı.
Aden Havalimanı Kapandı ve Abluka İddiaları
Husilerin kontrolü dışındaki bölgeler için ana ulaşım merkezi olan Aden Havalimanı, uluslararası tanınırlığı olan hükümetin BAE uçuşlarına getirdiği yeni kısıtlamalar nedeniyle yaşanan anlaşmazlık sonucu perşembe gününden beri kapalı tutuluyor. Hem GGK hem de Suudi Arabistan, hava trafiğinin durmasından birbirini sorumlu tutuyor. GGK, Güney Yemen'in kara, deniz ve hava ablukasına maruz kaldığını öne sürüyor.
Öte yandan Başkanlık Konseyi Başkanı Raşad el-Alimi, güney meselesini çözmek ve tüm güneyli grupları bir araya getirmek amacıyla Suudi Arabistan'dan bir foruma ev sahipliği yapmasını talep etti. Bölgesel güvenlik konusundaki bu görüş ayrılığının, iki ülkenin petrol üretim politikasını belirlemek üzere katılacağı planlı OPEC toplantısına nasıl yansıyacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.
Reuters


