Fowler, BM Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısına çevrim içi katılarak değerlendirmelerde bulundu. İsrail'in Doğu Kudüs'teki UNRWA tesislerini yıkmasının BM'nin dokunulmazlığına doğrudan saldırı anlamına geldiğini belirten Fowler, UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini'nin de olayı bu şekilde yorumladığını hatırlattı.
Fowler, 'Bu yer, BM'nin ayrıcalıkları ve dokunulmazlıkları kapsamındadır. İsrail yetkililerinin buraya baskın düzenleyip yıkması dehşet vericidir. Bu bir rezalettir ve küresel ölçekte çok daha geniş etkileri olabilir. Bir BM yerleşkesine baskın düzenlemek, yıkmak veya kamulaştırmak kesinlikle emsalsiz bir uluslararası hukuk ihlalidir.' ifadelerini kullandı.
UAD kararlarına açık aykırılık
Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) Ekim 2025'te verdiği kararla, İsrail'in UNRWA'nın faaliyetlerini engellemek yerine kolaylaştırmakla yükümlü olduğunun açıkça belirtildiğini anımsatan Fowler, bu hafta yaşananların söz konusu karara tamamen aykırı olduğunu vurguladı.
İsrailli yetkililerin, tesisin bulunduğu arazinin kendilerine ait olduğu yönündeki iddialarını kesin bir dille reddeden Fowler, 'Bu iddialar temelsizdir. İsrail hükümeti bu arazinin sahibi değildir. UAD ve BM Genel Kurulu, Doğu Kudüs işgalinin yasa dışı olduğunu defalarca vurgulamıştır. Dolayısıyla İsrail'in bu arazi üzerinde egemenlik hakkı yoktur.' dedi.
Fowler, yıkım sırasında İsrailli yetkililerin olay yerinde bulunarak çekim yaptığını ve bunları sosyal medyada paylaştığını, ayrıca yıkımın kutlandığını ve 'UNRWA personelinin yok edilmesi gerektiği' yönünde açıklamalar yapıldığını belirterek, bunun son derece endişe verici olduğunu söyledi.
Gazze'ye yardım ve gazetecilerin durumu
Bu gelişmelerin daha ileri adımların önünü açabileceği uyarısında bulunan Fowler, 'Bir sonraki adımın Doğu Kudüs'teki meslek eğitim merkezimizin ele geçirilmesi olmasından ciddi biçimde endişe duyuyoruz. Bu, yüzlerce öğrencinin eğitim hakkından mahrum bırakılması anlamına gelir.' diye konuştu.
Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi Başkanı Ali Şaas'ın, Refah Sınır Kapısı'nın gelecek hafta açılacağı yönündeki açıklamasını da değerlendiren Fowler, tüm geçiş noktalarının tamamen ve düzenli şekilde açık olmasının hayati önemde olduğunu vurguladı.
Fowler, 'Gazze'ye ihtiyaç duyulduğu ölçekte yardım ulaşabilmesi için tüm geçiş noktalarının açık olması gerekiyor. Refah başta olmak üzere geçişlerin kısıtlanması bir politika tercihiydi.' ifadelerini kullandı.
İsrail saldırılarında gazetecilerin öldürülmesine de tepki gösteren Fowler, Gazze Şeridi'nin gazeteciler ve insani yardım çalışanları için 'dünyanın en tehlikeli yeri' olduğunu vurguladı.

