Türkiye’de kumar bağımlılığı, son yıllarda dikkat çekici bir artış gösterdi. Öyle ki, 2024 yılında kumar bağımlılığı nedeniyle yapılan başvurular, alkol ve madde bağımlılığı başvurularının toplamını geride bıraktı.
Bu artış yalnızca istatistiklere değil, sosyal medyaya da yansıyor. Çok sayıda kişi, kumarın bireysel ve ailevi yaşamlarında yarattığı sorunları açık şekilde dile getiriyor.
Kumar bağımlılığı nedir ve nasıl gelişir?
Uzmanlara göre kumar, değerli bir şeyi daha büyük bir kazanç umuduyla riske atma davranışı olarak tanımlanıyor. Bu davranışın kontrol edilememesi ve zararlarına rağmen sürdürülmesi ise “kumar bozukluğu” olarak adlandırılıyor.
Bazı bilim insanları, kumarın beyindeki ödül sistemiyle bağlantılı olduğunu ve bu sistemin geçmişte hayatta kalmayı sağlayan mekanizmalarla benzer şekilde çalıştığını belirtiyor. Bu nedenle bağımlılık güçlü bir şekilde gelişebiliyor.
Bağımlılık bireyle sınırlı kalmıyor
Kumar bağımlılığı; maddi kayıplar, borçlanma ve ekonomik çöküş gibi sonuçlar doğururken, aynı zamanda aile ilişkilerini de ciddi şekilde zedeliyor. Uzmanlar bu nedenle kumar bağımlılığını “bir aile hastalığı” olarak nitelendiriyor.
Bağımlılıktan kurtulan bireylerin deneyimleri de sürecin yıkıcı etkisini ortaya koyuyor. Uzun süreli bağımlılığın, aile bağlarını zayıflattığı ve sosyal hayatı olumsuz etkilediği belirtiliyor.
En riskli grup: Gençler
Bağımlılık yaşı 14’e kadar düştü
Araştırmalara göre kumar oynama yaşı giderek düşüyor. Özellikle 15-24 yaş arası gençler en riskli grup olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, ergenlik döneminde beyin gelişiminin tamamlanmamış olmasının riskleri artırdığını vurguluyor.
Dijital oyunlar, çevrimiçi platformlar ve rastgele ödül sistemleri de gençlerin kumarla erken yaşta tanışmasına neden olabiliyor.
Artışın başlıca nedenleri neler?
Kumar bağımlılığındaki artışın temel nedenleri arasında şunlar öne çıkıyor:
Çevrimiçi platformlara kolay erişim
Akıllı telefon kullanımının yaygınlaşması
Ekonomik zorluklar ve hızlı kazanç beklentisi
Bireysel tatminsizlik ve stres
Uzmanlar, bu artışın yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını, küresel bir eğilim olduğunu da belirtiyor.
Kadınlar yardım aramakta zorlanıyor
Verilere göre kadınların kumar oynama oranı erkeklere yakın olsa da, tedavi başvurularında ciddi bir fark bulunuyor. Başvuruların yalnızca küçük bir kısmını kadınlar oluşturuyor.
Uzmanlar, bunun nedenleri arasında toplumsal baskı, damgalanma korkusu ve yardım arama konusunda yaşanan çekinceleri gösteriyor.
Ne yapılmalı?
Uzmanlar ve kurumlar, kumar bağımlılığıyla mücadelede şu adımların önemine dikkat çekiyor:
Kumar ve bahis reklamlarının sınırlandırılması
Gençlere yönelik bilinçlendirme ve eğitim çalışmaları
Dijital platformların daha sıkı denetlenmesi
Bağımlı bireyler için erişilebilir ve gizlilik esaslı tedavi hizmetleri
Bazı ülkelerde uygulanan sistemlerde, kullanıcıların kayıplarına limit getirilmesi gibi önlemler dikkat çekiyor.
Küresel ölçekte büyümeye devam eden kumar sektörünün, özellikle dijitalleşmeyle birlikte daha geniş kitlelere ulaşması beklenirken, uzmanlar kamu sağlığını korumaya yönelik politikaların önemine vurgu yapıyor.

