Türkiye ve Kazakistan Arasında Finansal Bağlar Güçleniyor
Türkiye ile Kazakistan arasında imzalanan yeni finansal anlaşmalar, iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve Kazakistan Merkezi Saklama Kuruluşu (KCSD) arasında imzalanan anlaşmalar, yatırımcılar için yeni fırsatlar sunarken iki ülkenin finansal piyasalarını da bir adım öteye taşıyor.
İmzalar Almatı'da Atıldı
Almatı'da düzenlenen Dünya Merkezi Saklama Kuruluşları Forumu 2025 Konferansı'nda bir araya gelen MKK Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ekrem Arıkan ile KCSD Üst Yöneticisi Yedil Medeu, imzalanan anlaşmaları kamuoyuna duyurdu. Bu anlaşmalar sayesinde her iki ülkedeki yatırımcılar, devlet iç borçlanma senetlerini daha etkin ve güvenli bir şekilde yönetme imkânına sahip olacak.
Omnibus Hesaplarla Etkinlik Artacak
Yatırımcılar, Türkiye ve Kazakistan'da ihraç edilen borçlanma senetlerinin takas ve saklama işlemlerini, MKK ve KCSD tarafından oluşturulacak omnibus hesaplar üzerinden yürütebilecekler. Bu yöntem, işlem sonrası verimliliği artırarak uluslararası işlemleri kolaylaştıracak ve operasyonel süreçleri azaltacak.
Likiditeyi Arttıracak Yenilikler
Yeni ikili yapının likidite oluşumunu desteklemesi bekleniyor. Bu, iki piyasa arasındaki entegrasyonu daha da güçlendirecek ve Türk yatırımcılara Kazak piyasalarına erişim kolaylığı sağlayacak.
Bölgesel Ekonomik Büyüme Destekleniyor
MKK Genel Müdürü Ekrem Arıkan, bu anlaşmanın bölgesel ekonomik büyümeye önemli katkılar sunacağını belirtti. Kardeş ülke Kazakistan ile kurulan doğrudan bağlantının, bölgedeki piyasa altyapılarıyla daha geniş entegrasyona olanak tanıyacağını ifade etti.
Arıkan, "2021 yılında Azerbaycan'la kurduğumuz bağlantının ardından gerçekleştirdiğimiz bu adım, Türk Devletleri Teşkilatı'nın piyasaların entegrasyonunu artırma hedefinde önemli bir kilometre taşıdır. Üye ülkeler arasında kurulan bu bağlar, hem iki ülke arasında hem de bölge genelinde yatırımın yaygınlaşmasına olanak tanıyacak," dedi.
Bu anlaşmaların, Türkiye ve Kazakistan arasında güçlü ve sürdürülebilir bir finansal ortaklık inşa edilmesine katkıda bulunması bekleniyor. Yatırımcılar için sunulan bu yeni fırsatlar, her iki ekonominin de daha dinamik ve büyümeye açık bir yapıya bürünmesine olanak sağlayacak.

