ABD ve İran arasında Pakistan'da gerçekleştirilen uzun soluklu barış görüşmeleri hafta sonu anlaşmazlıkla sonuçlandı. Görüşmelerin başarısız olmasının ardından ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı için derhal geçerli olacak bir abluka uygulayacaklarını duyurdu. Finans ve ekonomi dünyasının önde gelen isimleri, bu gelişmenin küresel piyasalar ve enerji arzı üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi.
Görüşmelerin Çöküşü ve Abluka Kararı
Pakistan'ın başkenti İslamabad'da iki heyet arasında 21 saat süren temasların ardından herhangi bir uzlaşmaya varılamadığı açıklandı. Bu gelişmeye yanıt olarak Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada donanmanın Hürmüz Boğazı bölgesine girmeye veya çıkmaya çalışan tüm gemileri engelleme sürecini başlatacağını bildirdi. Dünyadaki sıvılaştırılmış doğal gaz ve petrol arzının yaklaşık yüzde 20'si, İran kıyılarında yer alan bu kritik su yolundan geçiyor. Bölgede şubat ayından bu yana devam eden askeri hareketlilik, boğazdaki trafiği fiilen durdurarak yakıt fiyatlarının hızla yükselmesine neden olmuştu.
Petrol Fiyatları ve Küresel Arz Tehlikesi
Enerji analizi uzmanı Patrick De Haan, ortada bir barış anlaşmasının olmamasının, boğazın İran kontrolünde kalmaya devam edeceği anlamına geldiğini belirterek petrol fiyatları ile birlikte benzin ve dizel fiyatlarının yükselmeye devam edeceği uyarısında bulundu. Eski bir banka baş piyasa stratejisti olan Marko Kolanovic ise önceki günlerde gündeme gelen barış ihtimalinin sahte olduğunu savunarak, kaybedilen zaman zarfında piyasaların yanlış fiyatlandırma yaptığını ve borsalarda sert düşüşler yaşanabileceğini ifade etti. Analist Kyle Rodda, piyasaların pazartesi günü bu durumu geçici bir kesinti mi yoksa ateşkes çerçevesinin yapısal bir çöküşü mü olarak yorumlayacağının kritik olduğunu vurguladı. Uzmanlara göre bu ayrım, piyasalardaki riskten kaçış eğiliminin ne kadar süreceğini belirleyecek.
Piyasalarda Tedarik Şoku Beklentisi
Yatırım stratejisti Charu Chanana, anlaşma sağlanamamasını piyasalar için büyük bir geri adım olarak nitelendirerek, risk iştahının yeniden darbe alacağını ve tam bir kapanma olmasa bile boğazın ciddi bir tehlike noktası olmayı sürdüreceğini belirtti. Ekonomi yorumcusu Ron Insana, hem ABD hem de İran tarafının petrol akışını engellediğine dikkat çekerek vadeli işlemlerde ciddi dalgalanmalar beklediğini ifade etti. Piyasa stratejisti Shay Boloor, alınan kararın küresel petrol akışları etrafında çok daha geniş çaplı bir tırmanma riskini anında artırdığını vurgularken, baş ekonomist Don Johnson mevcut tabloyu eşi benzeri görülmemiş en büyük tedarik şoku olarak tanımladı. Enerji piyasaları uzmanı Jorge Montepeque, piyasaların riskleri şu an yeterince fiyatlamadığını belirterek, varil fiyatlarının arz kayıplarını dengelemek ve talebi dizginlemek adına çok daha yüksek seviyelere çıkabileceğini öngördü.
Küresel Ekonomi İçin Yeni Riskler
Ekonomist Mohamed El-Erian, Amerikan yönetiminin hamlesinin halihazırda var olan kesintilerin üzerine ikinci bir katman eklediğini ve küresel ekonomi genelindeki riskleri daha da büyüttüğünü dile getirdi. El-Erian durumu çeşitli baskı noktalarıyla özetledi. İran'ın petrol ihracatından ve geçiş ücretlerinden elde ettiği kritik gelirleri kaybedebileceği, ithalata bağımlı ülkelerin daha önce sağladıkları petrol akışını güvence altına almakta zorlanabileceği belirtildi. Aynı zamanda ablukanın uygulanması daha fazla askeri varlık gerektirdiğinden doğrudan çatışma riskinin arttığı ve işletmelerin, hükümetlerin, hanelerin enerji maliyetlerinde yeni bir dalgayla karşı karşıya kalacağı ifade edildi. Küresel stratejist Peter Schiff ise vadeli işlemlerdeki mevcut hareketliliğin beklenen seviyeden düşük kalmasını, yatırımcıların yakın zamanda sosyal medyadan gelebilecek olası yumuşatıcı bir mesaja odaklanmasına bağladı.

