İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın ekibine yakınlığıyla bilinen ve dezenformasyon karşıtı çalışmalarıyla tanınan Imran Ahmed, Amerika Birleşik Devletleri'nden sınır dışı edilme ihtimaline karşı harekete geçti. Dijital Nefretle Mücadele Merkezi (CCDH) İcra Kurulu Başkanı olan Ahmed, kendisine yönelik tutuklama ve sınır dışı işlemlerini engellemek amacıyla Trump yönetiminin üst düzey isimlerine karşı dava açtı. Şikayet dilekçesinde, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Adalet Bakanı Pam Bondi gibi kilit isimler hedef alındı.
New York Güney Bölgesi mahkemesine sunulan dosyada, Ahmed'in başında olduğu organizasyonun sosyal medya şirketlerini denetleme faaliyetleri nedeniyle hedef tahtasına oturtulduğu belirtildi. Özellikle Elon Musk'ın sahibi olduğu X platformuna yönelik incelemelerin, Ahmed'in ABD Anayasası Birinci Değişikliği (First Amendment) ile korunan ifade özgürlüğü haklarının ihlaline yol açtığı savunuldu. Dosyada, Washington DC'de Amerikalı eşi ve çocuğuyla yasal olarak ikamet eden Ahmed'in gözaltına alınması veya ülkeden çıkarılması için hiçbir inandırıcı yasal zemin bulunmadığı vurgulandı.
Sosyal Medya Devleri ve Hukuki Gerilim
CCDH, daha önce Elon Musk platformu devraldıktan sonra X'te ırkçı, antisemitik ve aşırılık yanlısı içeriklerin arttığını belgeleyen raporlar yayımlamış ve bu durum Musk'ın tepkisini çekmişti. Musk, geçen yıl organizasyona dava açmaya çalışmış ancak başarısız olmuş, ardından grubu 'suç örgütü' olarak nitelendirmişti. Ahmed'in hukuk ekibi, mevcut yönetimin bu arka plan nedeniyle müvekkillerini haksız yere hedef aldığını öne sürüyor.
Ahmed, geçtiğimiz hafta ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından hedef alınan beş Avrupalı isimden biri konumunda. Bu kişiler, teknoloji firmalarına Amerikan görüşlerini sansürlemeleri veya bastırmaları yönünde baskı yapmakla suçlanıyor. Marco Rubio, aralarında eski AB Komisyonu üyesi Thierry Breton'un da bulunduğu bu grubu, 'Amerikan platformlarını, karşı oldukları Amerikan görüşlerini sansürlemeye, gelirlerini kesmeye ve bastırmaya zorlamakla' itham etti. Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Sarah Rogers ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, 'Mesajımız açık: Kariyerinizi Amerikan konuşmalarını sansürlemeye harcıyorsanız, Amerikan topraklarında istenmiyorsunuz' ifadelerini kullandı.
Noel Tatilinde Hukuk Savaşı
Yaşanan gelişmeler, nefret söylemi ve yanlış bilgiyi hedef alan Avrupa düzenlemelerine yönelik bir saldırı olarak yorumlanıyor. İngiltere'deki aktivistler, Trump yönetiminin teknoloji düzenlemelerine yönelik baskısını artırması halinde İngiliz hükümetinin de hedef alınabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Imran Ahmed, hayatını çocukları düzensiz sosyal medyanın tehlikelerinden korumaya ve internetteki antisemitizmle savaşmaya adadığını belirtti. Ahmed, 'Bu misyon beni büyük teknoloji yöneticileriyle ve özellikle Elon Musk ile birçok kez karşı karşıya getirdi. ABD'yi evim olarak görmekten gurur duyuyorum. Eşim ve kızım Amerikalı; onlarla Noel geçirmek yerine, evimden yasa dışı olarak sınır dışı edilmemi önlemek için savaşıyorum' dedi.
Ahmed'in hukuk danışmanı Roberta Kaplan ise Dışişleri Bakanlığı'nın eylemlerini 'haksız ve açıkça anayasaya aykırı' olarak nitelendirdi. Kaplan, müvekkilinin tatil dönemini ailesiyle geçirmek yerine yasal mücadelesine odaklanmak zorunda kaldığını belirterek, 'Bundan daha Amerikan karşıtı bir şey düşünmek zor' değerlendirmesinde bulundu. Ahmed ile birlikte Küresel Dezenformasyon Endeksi'ni (GDI) yöneten Clare Melford da yaptırımlara maruz kalan isimler arasında yer aldı. Bir İngiliz hükümet sözcüsü ise her ülkenin kendi vize kurallarını belirleme hakkı olduğunu hatırlatarak, 'İnterneti en zararlı içeriklerden arındırmak için çalışan yasaları ve kurumları destekliyoruz' açıklamasını yaptı.
The Guardian


