ABD ve İran arasındaki gerilim, askeri çatışma riskinden ekonomik boğma stratejisine evriliyor. Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ABD’li üst düzey yetkililere dayandırdığı habere göre, Başkan Donald Trump, İran yönetimini nükleer müzakere masasına oturtmak için petrol gelirlerini tamamen kesmeyi hedefliyor.
Yetkililer, Trump’ın hava saldırılarını veya bölgeden tamamen çekilmeyi "yüksek riskli" bulduğunu, bu nedenle Tahran’ı nükleer tavizlere zorlamak için deniz ablukasını en etkili yol olarak gördüğünü belirtti. Bu stratejiyle, İran’ın can damarı olan petrol ihracatının limanlar bazında kısıtlanması amaçlanıyor.
BEYAZ SARAY'DA GÖRÜŞ AYRILIĞI
Haberde, Trump’ın danışmanları arasında bu sert hamleye ilişkin ciddi görüş ayrılıkları yaşandığı aktarıldı. Bazı şahin isimler baskının artırılarak sürdürülmesini savunurken, diğer bir kesim ise Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasının küresel ekonomi ve siyasi istikrar üzerinde yaratacağı yıkıcı etkilerden endişe duyuyor.
Hatırlanacağı üzere, İran Devrim Muhafızları Ordusu, 28 Şubat’taki saldırıların ardından 2 Mart’ta Hürmüz Boğazı’nı trafiğe kapatmıştı. Trump ise Pakistan’da yürütülen müzakere sürecinin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine sosyal medya üzerinden ablukayı derinleştireceklerini ilan etmişti.
CENTCOM TEYAKKUZDA
Sürecin askeri ayağı da hızla şekilleniyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 13 Nisan tarihinde yaptığı açıklamada İran limanlarına giren veya çıkan tüm ticari gemilere yönelik deniz ablukasının başlatılacağını duyurmuştu. Trump’ın son talimatıyla birlikte bu geçici ablukanın, İran rejimi nükleer talepleri kabul edene kadar uzun süreli bir kuşatmaya dönüşmesi bekleniyor.
Küresel piyasalar, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık ve bu yeni abluka kararının petrol fiyatlarını nasıl etkileyeceğini yakından takip ediyor. Uzmanlar, bu hamlenin Orta Doğu’da gerilimi geri dönülemez bir noktaya taşıyabileceği konusunda uyarıyor.
