ABD Başkanı Donald Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ile birlikte Oval Ofis'te katıldığı bir başkanlık kararnamesi imza töreninde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündemin odak noktasında yer alan İran krizine değinen Trump, karşı tarafın askeri kapasitesini büyük oranda yok ettiklerini savundu. Sürecin bir hafta içinde bitme ihtimali sorulduğunda ise savaşın yakında biteceğine inandığını ve bu iş bittiğinde dünyanın daha güvenli bir yer olacağını ifade etti.
Hürmüz Boğazı İçin Asya Ülkelerine Doğrudan Çağrı
Başkanın açıklamalarında, küresel enerji tedarik zincirinde kritik bir konuma sahip olan Hürmüz Boğazı özel bir yer tuttu. Trump, boğazın açık kalmasını sağlamak amacıyla, enerji ihtiyaçlarını bu hat üzerinden karşılayan ülkelere seslenerek askeri destek talebinde bulundu. Çin, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ülkelerinin bu güzergahı yoğun olarak kullandığını hatırlatan ABD Başkanı, ilgili devletlerin kendilerine kuru bir teşekkür etmenin ötesine geçerek doğrudan yardımda da bulunmaları gerektiğini vurguladı. Bu duruma karşı isteksiz davranılmasının kendisini şaşırttığını belirten Trump, destek veren bazı ülkelerin isimlerini yakında açıklayacaklarını dile getirdi.
Bölgedeki deniz güvenliğine ilişkin operasyonel detaylar da kamuoyuyla paylaşıldı. ABD kuvvetlerinin İran yönetimine ait onlarca mayın gemisini vurduğu aktarılırken, boğazda halen aktif mayın bulunup bulunmadığının kesin olarak bilinmediği kaydedildi. Trump, sulara mayın yerleştirilmiş olma ihtimalinin bile milyar dolarlık dev gemilere sahip olan denizcilik firmalarını ciddi şekilde korkutmaya yettiğini ifade etti.
Nükleer Silah Tehdidi ve Üçüncü Dünya Savaşı Vurgusu
ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetimine yönelik düzenledikleri ağır saldırıların doğruluğunu savunurken oldukça sert argümanlar öne sürdü. Bu müdahalenin yapılmaması durumunda sürecin Üçüncü Dünya Savaşı boyutlarına ulaşacak bir nükleer savaşa dönüşebileceği ihtimaline dikkat çekti. Karşı tarafın nükleer silah elde etmesi halinde ilk hedefin İsrail olacağını, ardından tüm Ortadoğu'nun vurulacağını iddia eden Trump, çatışma alanını genişletme stratejilerini eleştirdi.
Körfez Ülkelerinin Hedef Alınması Şaşkınlık Yarattı
Çatışmaların seyri içinde İran tarafından ateşlenen füzelerin Körfez ülkelerini de hedef alması Washington'da sürprizle karşılandı. Trump, hiçbir uzmanın bu durumu tahmin edemeyeceğini belirterek yaşanan şaşkınlığı gizlemedi. Süreci büyük bir satranç oyununa benzeten başkan, karşı tarafın yeni lideri Mücteba Hamaney'in akıbeti hakkında da çelişkili bilgiler verdi. Lider kadrosunun büyük kısmının öldüğünü ve kiminle konuşacaklarını bilmediklerini ifade eden Trump, bu sözlerinden kısa bir süre sonra ise İranlı yetkililerle görüşmelere devam ettiklerini dile getirdi.
ABD ve İsrail Saldırılarının Ağır Bilançosu
İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri, 28 Şubat tarihinde ortak bir kararla askeri saldırı başlatmıştı. Bu hamleye karşılık olarak Tahran yönetimi, İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi bölge ülkelerindeki belirli hedefleri vurmuştu. Düzenlenen şiddetli operasyonlarda İran lideri Ayetullah Ali Hamaney başta olmak üzere çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetmişti. Resmi kaynakların son verilerine göre, devam eden bu sıcak çatışmalarda ölü sayısı 1348'i geçerken, yaralı sayısı 17 bini aştı.


