Suriye İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan sorgu görüntülerinde, 2013 yılında 1400'den fazla sivilin can verdiği Doğu Guta kimyasal saldırısını gerçekleştiren pilot Rami Süleyman'ın ifadeleri dikkat çekti. Süleyman, saldırı emrinin bizzat Beşşar Esed ve Savunma Bakanı tarafından verildiğini, koordinatlarınsa Tuğgeneral Ahmed Bellul tarafından iletildiğini söyledi.
Uçakların yüklenmesi sırasında Bilimsel Araştırma Merkezi'nden yetkililerin eşlik ettiğini belirten Süleyman, "Bunun ne olduğunu sorduğumda 'vakum bombası' dediler. Ertesi gün kimyasal saldırı haberlerini izleyince gerçeği öğrendim," iddiasında bulundu.
"SALDIRMAZSAM AİLEMLE İDAM EDİLİRDİM"
Suriye'de birçok bölgeyi bombalayan ve Guta'nın Düşmanı olarak tanınan pilot Munzir Savvan, sivil hedeflere ve ibadethanelere yönelik saldırıları neden gerçekleştirdiği sorusuna "hayatta kalma" gerekçesini sundu. Savvan: "Bir kiliseye saldırı emri gelse saldırırdım. Eğer saldırmazsam sadece ben değil; annem, babam, çocuklarım ve kardeşlerim de idam edilirdi. Herkes yaşamak ister," dedi.
KATLİAM SONRASI ÖDÜL
Pilot Savvan, rejimin saldırıları teşvik etmek için bir ödül sistemi kurduğunu itiraf etti. Sorgu sırasında: "Saldırıları düzenlediğinizde size hediye verilir miydi?" sorusuna Savvan şu yanıtı verdi:
"Görev tamamlandığında ödül verilirdi. Sonuç bir katliam da olsa ödül verilirdi. Görevler bizim için normal bir rutin gibiydi; uçaklar kalkar, vurur ve geri dönerdi. Hedefin ne olduğunu bilmezdik, verilen koordinatları vururduk."
"HASTANEYİ DEĞİL KOORDİNATI HEDEF ALDIM"
Kendisine yöneltilen "Doğu Guta katliamcısı" nitelemesini reddeden Savvan, görevlere gönüllü katılmadığını savundu. "Ben hastane hedef almadım, bana verilen koordinatları hedef aldım," diyerek sorumluluğu üzerinden atmaya çalışan pilotlara karşılık, İçişleri Bakanlığı yetkilisi Nasır Halef, tüm pilotların işledikleri suçlar nedeniyle adil bir yargılama sürecinden geçeceğini vurguladı.

