Piyasa verileri yükleniyor...

Sadettin Saran'ın 'yasa dışı bahse teşvik' davası başladı

Yayımlanma Tarihi: 22 Ocak 2026 17:40 | Son Güncelleme Tarihi: 27 Ocak 2026 00:34
Sadettin Saran'ın 'yasa dışı bahse teşvik' davası başladı
İstanbul'da yasa dışı bahis reklamlarının yayınlandığı maç yayınları nedeniyle haklarında dava açılan Sadettin Saran ile birlikte Alan Kenan Saran, Azade Zeynep Haksal ve Emre Eren'in yargılanmasına başlandı.
HABERIN DEVAMI

Sanıklar, 'yasa dışı bahse teşvik' suçlamasını kabul etmediklerini belirterek beraat talebinde bulundu. Dava, İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülürken, süreç özellikle spor yayıncılığı, uluslararası yayın sinyalleri ve teknik müdahale imkanları gibi tartışmalı başlıklarla dikkat çekti.

Mahkemedeki duruşmaya sanıklar Sadettin Saran, Alan Kenan Saran, Azade Zeynep Haksal ve Emre Eren ile avukatlarının katıldığı bildirildi. Kimlik tespiti sırasında Sadettin Saran, aylık gelirinin 5 milyon lira olduğunu beyan etti.

Saran 'Spor yayıncılığı yapıyoruz, reklamlara müdahale edemiyoruz' dedi

Savunmasında spor yayıncılığı alanında faaliyet yürüttüğünü söyleyen Saran, Türkiye'de ve yurt dışında çok sayıda spor organizasyonunun yayınlarının kendi kanallarında yer aldığını ifade etti. Saran, yayınladıkları maçlara konulan reklamların yurt dışından alınan feed sinyali ile geldiğini belirterek, bu reklamlara doğrudan müdahale edemediklerini savundu.

Saran'ın mahkemedeki temel tezlerinden biri şu oldu:

'Reklamlar yayıncı tarafından yerleştirilmedi, yurt dışından alındığı haliyle yayınlandı.'

Hakim 'Sinyallere lokal müdahale şansınız var mı?' diye sordu

Mahkeme hakimi, Sadettin Saran'a yayıncı olarak sinyale lokal müdahale imkanı olup olmadığını sordu. Saran, müdahale iddialarına ilişkin soruya, bunun teknik açıdan karmaşık olduğunu belirterek şu yanıtı verdi: 'Bu yapılabilir bir şey değil, komplike bir durumdur. Müdahale edilirse sinyal karışıklığı olur, maç izlenemez hale gelir.'

Saran ayrıca bu tür bir müdahale yapılması halinde ekranın bozulacağını, hatta örnek olarak futbolcuların, topun veya gol anlarının dahi görüntüde 'bulanıklaşabileceğini' söyledi.

'Soruşturma açılmadan önce girişimde bulunduk' açıklaması

Saran, 2023 yılında dört farklı tarihte yayınlanan müsabakalarda reklamlara karşı bir girişimleri olup olmadığı sorusuna ise dikkat çeken bir savunmayla yanıt verdi. Soruşturma açılmadan önce yayıncıları 'temiz sinyal' konusunda uyardıklarını söyleyen Saran, şu ifadeleri kullandı: 'Hakkımızda soruşturma açılmadan önce bu girişimi yapmıştık.' Saran, bazı lig yayınlarını sözleşmeye aykırı olmasına rağmen yayından kaldırdıklarını öne sürerek, bu kararın yayıncı açısından ekonomik ve operasyonel sonuçları olduğunu da ima etti.

'İtalya ve İspanya liglerini yayından kaldırdık' iddiası

Saran, Türkiye'deki hassasiyetleri yayın sağlayıcılara ilettiklerini ancak sonuç alamayınca farklı bir yol izlediklerini savundu. Bu kapsamda: İtalya ve İspanya ligindeki bazı maç yayınlarının, sözleşmeye aykırı olmasına rağmen, cezai şart riski bulunmasına rağmen yayından kaldırıldığını söyledi. Bu kararın ardından yayın paketini satın alan kullanıcıların şikayet ettiğini de ifade eden Saran, sürecin yalnızca mahkeme salonuna sıkışmaması gerektiği mesajı verdi.

'UEFA Başkanı'yla görüştük' sözleri dikkat çekti

Savunmasında, konu hakkında kardeşiyle birlikte UEFA Başkanı ile görüştüklerini de dile getiren Saran, meseleyi yetkililere aktardıklarını öne sürdü. Bu görüşmenin ardından UEFA Başkanı'nın konuyu Cumhurbaşkanı ile görüştüğünü söylediğini iddia etti. Saran, bu açıklamalarla olayın sadece 'yayıncı tercihleri' değil, uluslararası yayın düzeni ve spor ekonomisi üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Sadettin Saran, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar Alan Kenan Saran, Azade Zeynep Haksal ve Emre Eren de suçlamaları kabul etmediklerini ifade etti.

Mahkeme ara kararını açıkladı: Duruşma 4 Haziran'a ertelendi

Mahkeme, ara kararında sanıkların duruşmadan vareste tutulmasına hükmetti ve duruşmayı 4 Haziran tarihine erteledi. Ancak dava dosyasının seyrini değiştirebilecek en kritik adım, bilirkişi incelemesi oldu. Hakimin ara kararında, 8 üniversiteye ayrı ayrı müzekkere yazılarak şu alanlarda uzman kişiler bulunup bulunmadığının sorulması istendi:

Radyo televizyon yayın teknolojileri
Dijital görüntü işleme
Video enjeksiyon sistemleri
Uydu yayıncılığı
Uluslararası feed sistemleri. Üniversitelerin yanıtlarının ardından bilirkişilerin seçileceği ve teknik raporların hazırlanacağı belirtildi.

Mahkemenin istediği teknik tespitler neler?

Mahkeme, teknik uzmanlardan özellikle şu başlıklarda rapor hazırlanmasını talep etti:

Yayıncı kuruluşun aldığı sinyal ham sinyal mi?
Yayıncı bu sinyale lokal müdahale edebilir mi?
Yayın zincirinde maskeleme teknik olarak mümkün mü?

Ayrıca dijital görüntü işleme uzmanlarından şu soruların cevaplanması istendi:

LED pano kaynaklı reklamlar canlı yayında blur ile gizlenebilir mi?
Bu işlem yayını bozacak nitelikte mi, yoksa rutin bir teknik mi?
Avrupa'daki yayıncılar bu yöntemi kullanıyor mu?

Bu soruların yanıtı, dosyanın 'teknik sorumluluk' boyutunda kritik bir etki yaratacak.

İddianame: RTÜK'ten tespit istendi, maç yayınlarında reklam bulundu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Radyo Televizyon Üst Kurulu'ndan (RTÜK) yasa dışı bahis reklamı yapılan maç yayınlarına ilişkin tespit istendiği kaydedildi. İddianamede yer alan bilgilere göre RTÜK'ün savcılığa gönderdiği cevapta, 2023 yılında Saran İnternet Televizyon Yayıncılık AŞ bünyesinde hizmet veren 'S SPORT' internet yayın platformunda yayınlanan bazı futbol müsabakalarında yasa dışı bahis reklamlarının görüldüğü belirtildi. Reklamların, stadyum reklam panoları ve kalelerin yanına yerleştirilen alanlar üzerinden yayınlara yansıdığı ifade edildi.

'Dijital uyuşturucu' değerlendirmesi

İddianamede, söz konusu reklamların geniş kitlelere ulaştığı belirtilerek, bahis oyunlarının toplum üzerindeki etkisine ilişkin çarpıcı bir değerlendirmeye yer verildi. Metinde yasa dışı bahis için 'dijital uyuşturucu' ifadesi kullanılarak, bu tür içeriklerin bireyleri maddi ve manevi açıdan olumsuz etkilediği ve toplum yapısını bozabilecek nitelikte görüldüğü aktarıldı.

'Yayıncı şirket yöneticilerinin bilgisi ve onayı vardı' iddiası

İddianamede, maç yayınlarında yer alan reklamların yayıncı açısından suç teşkil ettiğine dair değerlendirmeye yer verildi. Ayrıca reklam veren ve reklamı kabul eden tarafın stadyumu işleten federasyon veya spor kulübü olmadığına işaret edilerek, yayıncı şirket tarafının sorumluluğu üzerinde duruldu. İddianamede şu kanaat paylaşıldı:

'Yayıncı şirket genel müdür, yayın yönetmeni ve sorumlu müdürleri ile birlikte yönetim kurulu üyelerinin bilgisi ve onayı mevcut olmakla müştereken sorumlu ve kusur sahibi olduklarına dair yeterli şüphe vardır.'

Sanıklar hakkında istenen cezalar

İddianamede Sadettin Saran ve Alan Kenan Saran hakkında, şu suçtan ceza talep edildi: 'Kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek' Bu kapsamda her iki isim için 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istendi. Diğer sanıklar Azade Zeynep Haksal ve Emre Eren hakkında ise aynı suçun zincirleme şekilde işlendiği gerekçesiyle 1 yıl 3 aydan 5 yıl 3 aya kadar hapis talep edildi.

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...