ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın hem ABD ve İsrail için "acil bir tehdit" oluşturduğunu belirterek yürütülen askeri operasyonlar hakkında net ifadeler kullandı. Kongrede katıldığı toplantının ardından basın mensuplarına süreci değerlendiren Rubio, "Henüz ABD ordusunun en sert vuruşu yapılmadı. Sonraki aşama İran için şu ankinden daha zorlu olacak." diyerek operasyonların seyri hakkında doğrudan bilgi verdi.
Rubio'dan Proaktif Savunma ve İsrail Açıklaması
İran gündemini değerlendiren yetkili, İsrail'in operasyon planları ile ABD'nin bu sürece dahil olma nedenlerini açıkladı. Rubio, İran'ın acil ve yakın bir tehdit oluşturduğunu savunarak, "Kesinlikle acil bir tehdit vardı. İran'ın saldırıya uğradığı takdirde, ki saldırıya uğrayacağına inanıyorduk, onların hemen bizim peşimize düşeceğini biliyorduk. Biz de oturup yanıt vermeden önce saldırıyı sindirmeyecektik." ifadelerini kullandı.
Operasyonların başlangıcına dair değerlendirmeler yapan ABD Dışişleri Bakanı, İsrail'in saldıracağını bildiklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti:
Onların başka bir ülke tarafından saldırıya uğradıktan sonra bize ilk darbeyi vurmasını bekleyemezdik... İsrail onlara saldırdı, ardından onlar da bize ilk saldırdı ve biz onların bize saldırmasını bekledik, bu durumda daha fazla kayıp ve ölüm yaşardık. Onların bize daha fazla hasar vermesini önlemek için proaktif bir şekilde savunma amaçlı harekete geçtik.
"Bizi Tehdit Edecek Balistik Füzelere Sahip Olmayacaklar"
Askeri saldırıların devam edeceği mesajını yineleyen Rubio, "Peki bu ne kadar sürecek? Ne kadar süreceğini bilmiyorum. Hedeflerimiz var. Bu hedeflere ulaşmayı istiyoruz." dedi. Operasyonların ana hedeflerinden birinin Tahran'ın balistik füze kapasitesini yok etmek olduğunu belirten Rubio, "Uzun zamandır yapmaya çalıştıkları şey, bir kalkan olarak konvansiyonel silah kapasitesi oluşturmaktır." değerlendirmesini yaptı.
İran'ın her ay yaklaşık 100 füze ürettiğini, buna karşılık sadece 6-7 hava savunma füzesi üretebildiğini iddia eden bakan, rejim değişikliği tartışmalarıyla ilgili bir soruya şu yanıtı verdi: "Her ne kadar orada yeni bir rejim görmek istesek de asıl nokta şu, bundan bir yıl sonra ülkeyi kim yönetirse yönetsin, bizi tehdit edecek bu balistik füzelere sahip olmayacaklar." Ayrıca, İsrail'in bir okulu vurmasıyla ilgili eleştirilere karşı, kendilerinin kasıtlı olarak sivilleri hedef almadıklarını öne sürdü.
ABD-İsrail Saldırıları ve İran Kızılayının Açıkladığı Bilanço
Taraflar arasında müzakereler sürerken 28 Şubat tarihinde başlatılan karşılıklı saldırılar bölgedeki durumu değiştirdi. İran, bu saldırılara karşı Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'de bulunan ABD üslerine ve belirlediği diğer askeri hedeflere yöneldi. ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetti. Ülke genelini hedef alan bombardımanlara ilişkin son verileri paylaşan İran Kızılayı, toplam 555 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını duyurdu.


