Proje Okulları Yönetmeliği'ne Tepki: 'Eğitimde Şirketleşme Endişesi'
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerçekleştirilen bir basın toplantısında, EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca Demir, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Proje Okulları Yönetmeliği'nde yer alan bazı ifadeleri sert bir şekilde eleştirdi. Demir, bu yönetmeliğin eğitimde şirketleşmenin kapısını açtığını iddia etti.
Hami Kavramıyla İlgili Endişeler
Demir, 12 Temmuz'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelikteki "hami" kavramına dikkat çekti. "Proje okullarının hedefleri doğrultusunda ihtiyaç duyulan alanlarda destek sağlayan gerçek veya tüzel kişi" olarak tanımlanan "hami" teriminin, şirketler ve sermaye gruplarının okullar üzerinde etkili olmasının önünü açtığını ileri sürdü. Demir'e göre, bu durum eğitimde özelleşme ve ticarileşmeyi yasallaştırıyor.
Mesleki Eğitimde Yaşanan Sorunlar
Basın toplantısında, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) uygulamasına da değinen Demir, sektörel ihtiyaçlar doğrultusunda ara eleman yetiştirmek için liselerin eğitim sürelerinin kısaltılmasına karşı çıktı. "Öğrenciler, sektörün çarklarında öğütülmek isteniyor" diyerek bu uygulamanın öğrencileri eğitmek yerine sanayiye hizmet etmeye zorladığını söyledi.
Yönetmelik Tartışmaları
Demir, ayrıca bugün yürürlüğe giren Devlet Memurlarının Yarım Zamanlı Çalışma Hakkının Kullanımına İlişkin Yönetmelik hakkında da eleştirilerde bulundu. Bu yönetmeliğin devlet memurlarının iş güvencesini zayıflatabileceğini belirtti.
Eğitimde Kapsayıcılık ve Kamu Yararı
Demir, son olarak eğitimin tüm kesimler için erişilebilir ve nitelikli hale getirilmesinin önemine vurgu yaptı. "Eğitim, kamu yararını öncelemelidir" dedi. Bu noktada, yönetmeliklerin sosyal adalet ve fırsat eşitliği sağlama amacını taşıması gerektiğine dikkat çekti.

