Küresel piyasalarda jeopolitik risklerin tırmanışa geçtiği bir dönemde petrol fiyatları hareketli günler geçiriyor. Önceki seansta yüzde 2'nin üzerinde değer kazanarak dikkat çeken petrol piyasası, Salı günü erken saatlerde yönünü aşağı çevirdi. Piyasalar, bir yandan tırmanan Rusya-Ukrayna gerilimi nedeniyle olası arz kesintisi korkularıyla boğuşurken, diğer yandan değerli madenlerde yaşanan sert geri çekilmenin yarattığı dalgalanma ile sarsıldı. Yatırımcıların güvenli liman arayışı ve kar realizasyonları arasında denge aradığı bu süreçte fiyatlarda kısmi bir geri çekilme kaydedildi.
Salı günü vadesi dolan Şubat teslimli Brent petrol vadeli işlemleri, 01.50 GMT itibarıyla 21 sent düşüşle varil başına 61,73 dolar seviyesine geriledi. Piyasada daha aktif işlem gören Mart kontratı ise 19 sent azalarak 61,30 dolar seviyesinde dengelendi. Benzer bir tablo ABD cephesinde de görüldü; ABD Batı Teksas Tipi (WTI) ham petrolü 20 sent değer kaybederek 57,88 dolar seviyesine indi. Her iki kontrat da, Moskova'nın Kiev'i suçlamasının ardından önceki günü ciddi bir yükselişle kapatmıştı.
Moskova yönetimi, Kiev'i Devlet Başkanı Vladimir Putin'in konutunu hedef almakla suçlarken, bu durum enerji piyasalarında arz güvenliği endişelerini tetikledi. Kiev ise bu suçlamayı kesin bir dille reddederek, iddiaların barış görüşmelerini baltalamak amacıyla ortaya atıldığını savundu. Piyasaların nabzını tutan uzmanlar, mevcut satış baskısının değerli metaller piyasasındaki sert düzeltmeden kaynaklandığını belirtiyor. Gümüş ve platinin rekor seviyelerden düşmesiyle yatırımcıların kar satışına yönelmesi, emtia piyasasının genelini etkisi altına aldı. Marex analisti Ed Meir, piyasaların bir anlaşmaya varılmasının oldukça zor olacağını hissettiğini dile getirdi.
Orta Doğu'da Tansiyon ve Trump'ın Kritik Açıklamaları
Yatırımcıların merceği sadece kuzeydeki gerilime değil, aynı zamanda Orta Doğu'daki kritik gelişmelere de çevrilmiş durumda. ABD Başkanı Donald Trump tarafından yapılan açıklamalar, bölgedeki tansiyonu yeniden yükseltti. Trump, İran'ın nükleer silah veya balistik füze programlarını yeniden inşa etmeye başlaması halinde, ABD'nin İran'a yönelik büyük bir askeri hamleyi destekleyebileceği sinyalini verdi. Bu açıklama, halihazırda kırılgan olan bölgedeki dengeleri sarsarken, Hamas ile İsrail arasındaki ateşkes sürecinin geleceğini de belirsizliğe sürükledi.
Trump ayrıca Hamas'ı silahsızlanmaması durumunda ciddi sonuçlarla karşılaşacağı konusunda uyardı. Gazze'deki iki yıllık çatışmanın ardından Ekim ayında varılan ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçilmesi gerektiğini vurgulayan Trump'ın söylemleri piyasalarda yankı buldu. Uzmanlara göre, artan bu jeopolitik tansiyon, her ne kadar şu an fiyatlarda geri çekilme görülse de, ilerleyen günlerde arz endişelerini yeniden canlandırarak petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü bir baskı unsuru oluşturabilir.
Suudi Arabistan Hamlesi ve 2026 Beklentileri
Piyasaların geleceğine yönelik beklentilerde ise dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan'ın izleyeceği politika öne çıkıyor. Kaynaklar, spot piyasadaki bol arz ve düşen fiyatlara paralel olarak, Suudi Arabistan'ın Asyalı alıcılar için amiral gemisi Arab Light ham petrolünün Şubat ayı fiyatını düşürmesini bekliyor. Bu durumun gerçekleşmesi halinde indirim üst üste üçüncü ay yapılmış olacak. Piyasa analistleri, artan petrol fazlasına dikkat çekerek, 2026 yılının ilk çeyreği için fiyat beklentilerinin aşağı yönlü olduğunu ifade ediyor. Piyasada büyüyen bir arz fazlası olduğu ve fiyat yönünün muhtemelen düşük seyredeceği değerlendiriliyor.
Reuters


