Kolombiya’da yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu öncesinde, Bogota ile Washington hatlarında diplomatik bir kriz patlak verdi. Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kolombiya seçimlerine yönelik yaptığı yönlendirici açıklamalara çok sert bir karşılık vererek, ABD'yi açıkça ülkenin iç işlerine karışmakla suçladı.
"Bana Verilen Taahhüde İhanet Edildi"
Ülkesinde yayın yapan RTVC kanalına özel açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, şubat ayında Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geldiklerini hatırlattı. Bu resmi görüşmede Washington yönetiminin Kolombiya’nın egemenliğine ve iç işlerine müdahale etmeme yönünde net bir taahhütte bulunduğunu aktaran Petro, Trump’ın son hamlesiyle bu anlaşmayı çiğnediğini savundu.
Petro, yaptığı açıklamada, "Benimle yürüttüğü, Kolombiya’nın iç işlerine karışmama yönündeki anlaşmaya ihanet ediyor. Kolombiya halkını özgürce oy kullanması ve kendi geleceğini seçmesi için rahat bırakmalı. Kolombiya bayrağını Donald Trump’a teslim etmedim" şeklinde konuştu.
BM Dönem Başkanlığında Kısıtlama İddiası
Cumhurbaşkanı Petro, ABD yönetiminin yalnızca seçim sürecine değil, Kolombiya’nın uluslararası diplomatik faaliyetlerine de engel olmaya çalıştığını öne sürdü. Kolombiya’nın Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi dönem başkanlığını üstlendiği dönemde New York’a yapacağı ziyarette kendisine kabul edilemez şartlar dayatıldığını belirten Petro, "BM Güvenlik Konseyi dönem başkanlığını devralmak üzere gidecektim ancak bana bazı sınırlar çizildi. Bir üniversitede konuşma yapamayacağım, New York Belediye Başkanı ile bir araya gelemeyeceğim söylendi. Bu uygulamalar anlaşılır gibi değil" diyerek tepkisini dile getirdi.
Seçimlerin ilk turuna ilişkin şaibe iddialarını gündeme getiren ABD’li Senatör Bernie Moreno’yu da eleştiren Kolombiya lideri, Kolombiya’daki seçim mekanizmalarının son derece şeffaf olduğunu, hile iddialarının tamamen asılsız ve saçmalıktan ibaret olduğunu vurguladı.
Trump’tan Aşırı Sağcı Aday Espriella’ya Tam Destek
Diplomatik gerilimin fitilini ateşleyen gelişme ise ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kolombiya’da 21 Haziran’da gerçekleştirilecek cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda yarışacak olan aşırı sağcı aday Abelardo de la Espriella’ya yönelik açık desteği oldu.
Kamuoyunda "Kaplan" lakabıyla tanınan Espriella’yı ilk turdaki başarısından ötürü tebrik eden Trump, ikinci turda "radikal solcular" olarak nitelendirdiği ittifaka karşı zafer kazanacağına inandığını belirtmişti. Trump, Espriella’nın cumhurbaşkanı olması durumunda yasa dışı göçle mücadele, ekonomi, ticaret ve uyuşturucuyla mücadele alanlarında büyük başarılar elde edeceğini savunarak, kendisine tam ve eksiksiz destek verdiğini ilan etmişti.
Seçim İkinci Turda Bıçak Sırtı
Kolombiya’da mayıs ayının sonunda yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda hiçbir aday salt çoğunluk olan yüzde 50 oy oranını aşamadığı için süreç ikinci tura taşınmıştı. Vatan Savunucuları Hareketi (Defensores de la Patria) adayı aşırı sağcı Abelardo de la Espriella ilk turda oyların yüzde 43,62’sini alarak yarışı önde tamamlamıştı. İktidar partisi konumundaki sol görüşlü Tarihsel İttifak’ın (Pacto Historico) adayı Ivan Cepeda ise yüzde 41,13 oy oranıyla ikinci sırada yer almıştı.
Ülkenin geleceğini belirleyecek olan kritik ikinci tur oylaması 21 Haziran tarihinde gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanı Petro, sosyal medya hesabından yaptığı son çağrıda, "Bir ülke başka bir ülkenin kararlarına müdahale ettiğinde özgürlük yok olur. Tüm Kolombiya'yı tam bir özgürlük içinde oy kullanmaya, kimsenin kölesi ya da sömürgesi olmamaya davet ediyorum" diyerek seçmenlerine seslendi.

