Eski Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Adalet Bakanı Pam Bondi'nin, ABD Başkanı Donald Trump'ın tüm dünyada büyük yankı uyandıran Jeffrey Epstein dava dosyalarının yayımlanma sürecindeki rolüyle ilgili yöneltilen soruları yanıtlamaktan kaçındığı bildirildi. Bondi, ABD Temsilciler Meclisi bünyesinde faaliyet gösteren özel bir komisyonda, kamuoyunun yakından takip ettiği Epstein dosyaları hususunda yaklaşık dört saat süren kapalı bir oturumda resmi ifade verdi.
"Trump Yönetimi Şeffaflığı Sağladı" Savunması
Oturumun medyaya açık olarak gerçekleştirilen ilk bölümünde söz alan eski Adalet Bakanı Pam Bondi, görev yaptığı dönemdeki Trump yönetiminin Epstein dosyaları hususunda tam şeffaflığı sağladığını iddia etti. Bu yasal süreçte adaletin tecelli etmesi adına bakanlık olarak gerekli tüm hukuki adımları eksiksiz attıklarını savunan Bondi, oturumun basına kapalı olan ikinci kısmında ise farklı bir tavır sergiledi. Basına kapalı bölümün tamamlanmasının ardından kameraların karşısına geçen Demokrat Kongre üyeleri, Bondi'nin, Başkan Donald Trump'ın bu dosya süreçlerine nasıl bir müdahalede bulunduğuna dair kritik soruların hiçbirine yanıt vermediğini açıkladı.
Demokrat Kongre Üyelerinden Sert Tepki: "Burada Bir Tezgah Dönüyor"
"Hiçbir Soruya Cevap Vermeyeceğini Söyledi"
Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi'nin en kıdemli Demokrat üyelerinden biri olan Robert Garcia, eski bakan Bondi'ye yönelik yürüttüğü sorgunun detaylarını kamuoyuyla paylaşarak şu ifadeleri kullandı:
"Eski bakana, Başkan Donald Trump ile yaptığı ikili görüşmeler, Trump'ın herhangi bir zaman diliminde Epstein dosyaları konusunda kendisine doğrudan bir talimat verip vermediği, konu hakkında ne bildiği, hangi kısımları sansürlemesini istediği veya istemediği yönünde beş farklı soru yönelttim. Kendisi, Başkan Trump ile ilgili bu sorulara cevap vermeyi kesin bir dille reddetti. Hatta açıkça, Başkan Trump ile alakalı hiçbir soruya yanıt vermeyeceğini beyan etti."
Sorgulama sürecine dahil olan bir diğer Demokrat Kongre üyesi Dave Min de Bondi'nin kendisine yöneltilen hayati soruların büyük bir kısmını yanıtsız bıraktığını kaydederek, "Burada bir tezgah dönüyor, kendisi hiçbir soruya net cevap vermiyor." diyerek duruma tepki gösterdi. Demokrat üye James Walkinshaw ise eski bakanın sorular karşısında ya tamamen sessiz kaldığını ya da "Bilgim yok" diyerek konuyu geçiştirdiğini savundu.
Uluslararası Ağı Sarsan Jeffrey Epstein Olayı Nedir?
Ünlü İsimlerin Yer Aldığı Dosya Dünyayı Sarsmıştı
En küçüğü 14 yaşında olmak üzere 18 yaşın altındaki onlarca kız çocuğuna yönelik cinsel istismarda bulunmak, çocukları istismar etmek ve küresel bir fuhuş şebekesi oluşturmak suçlamalarıyla federal mahkemede yargılanan milyarder iş insanı Jeffrey Epstein, tutuklu bulunduğu New York'taki Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019 tarihinde ölü olarak bulunmuştu.
Hukuki sürecin ardından kamuoyuna açıklanan resmi Epstein dava dosyalarında, aralarında siyasetçilerin, sanatçıların ve kraliyet ailesi mensuplarının da bulunduğu şu dünyaca ünlü isimlerin yer aldığı görülmüştü:
Eski İngiliz Prensi Andrew
ABD Başkanı Donald Trump
Eski ABD Başkanı Bill Clinton
Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak
Eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore
Dünyaca ünlü aktör Kevin Spacey
Pop müziğin efsane ismi Michael Jackson
Ünlü illüzyonist David Copperfield
Ünlü avukat Alan Dershowitz
Eski New Mexico Valisi Bill Richardson
Küresel ölçekte infial yaratan bu davanın ardından ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), ABD Adalet Bakanlığı ile koordineli olarak kapsamlı bir inceleme başlattı. Yapılan resmi tahkikatlar sonucunda, kamuoyunda iddia edilen ve ünlü isimlerden oluştuğu öne sürülen gizli bir "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair somut hiçbir kanıta ulaşılamadığı duyuruldu. FBI, aralarında üst düzey hükümet yetkilileri, popüler ünlüler ve küresel iş insanlarının da bulunduğu iddia edilen kişilerin suç ortaklığını örtbas etmek amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Jeffrey Epstein'in, aslında hücresinde tek başınayken intihar ederek yaşamına son verdiği sonucuna varıldığını resmi olarak açıkladı.

