CHP Genel Başkanı Özgür Özel, katıldığı bir televizyon yayınında Adalet Bakanı Akın Gürlek'in mal varlığına yönelik ortaya atılan iddialar hakkında detaylı açıklamalarda bulundu. Ortaya koyduğu belgelerin sadece bir duyumdan ibaret olmadığını belirten parti lideri, işlemlerin doğrudan sistemsel kayıtlarına ulaştıklarını aktardı. Özel, "Ben, 'duydum böyle bir tapu var' demiyorum. Bu işlemin ID numarası diyorum. Benim kendisiyle ilgili iddialarımdan hiçbir tanesi 'duydum, yaptım, ettim' değil. Olunca söylüyorum." ifadelerini kullandı.
Gündemdeki yat ve çeşitli tapu iddialarına da değinen başkan, kendi ailesinin detaylı mal beyanını örnek göstererek şeffaflık çağrısı yaptı. Bakanın tüm varlığını kamuoyuyla paylaşması gerektiğini dile getiren lider, "Varsa tapular, varsa arabalar, TL ve döviz bazındaki bütün mevduat hesapları, takı varsa takı, pırlanta varsa pırlanta, altın varsa altın gramı gramına. Hepsini sorar devlet. Verdiyse açıklasın mal varlığını." değerlendirmesinde bulundu. Konunun hızlıca yargıya taşınacağını duyuran yetkili, avukatların tüm hazırlıkları tamamladığını ve sabah 09.05 itibarıyla UYAP sistemi üzerinden resmi suç duyurusu evraklarının teslim edilmiş olacağını bildirdi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik'in savunmalarına da yanıt veren Özel, ortada on iki adet belge olduğunu hatırlatarak, "Bu belge değilse ne belge? Sen, bu belge sahte diye açıklasaydın." şeklinde konuştu.
Ekrem İmamoğlu Davası ve Beklenen Yargı Süreci
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen yargı süreçlerine geniş yer ayıran başkan, iktidar kanadının büyük bir kumpas içine girdiğini ancak mahkemelerden somut bir sonuç elde edemediğini savundu. Mahkemedeki ilerleyişin yavaşlığını doğrudan hakimin tecrübesizliğine bağlayan Özel, "Hakimin niyetinin mahkemeyi görmemek olduğunu sanmıyorum, öyle bir talimat olduğunu ama acemiliğinden." dedi. Yargılamanın bilerek yavaşlatılmadığını düşünen lider, karşı tarafın bir an önce ceza çıkarma niyetinde olduğunu kaydetti. Sürecin hızlanması adına Hakimler ve Savcılar Kurulu'na doğrudan seslenerek, ilgili davaya en kıdemli üç ağır ceza reisinin atanması gerektiğini aktardı.
Mevcut davanın İmamoğlu'nun olası cumhurbaşkanlığı adaylığına engel teşkil edip etmeyeceği konusunu da netleştiren başkan, yargılamanın oldukça uzun yıllar alacağını hatırlattı. İlk derece mahkemesinin ardından başlayacak İstinaf ve Yargıtay aşamalarının seneler süreceğini belirterek, "Yani seçime kadar bu ceza kesinleşmez. O yüzden adaylığa engel değil." tespitinde bulundu.
Diploma Davası Riski ve Bülent Arınç Görüşmesi
İmamoğlu'nun siyasi kariyeri açısından asıl kritik noktanın diploma davası olduğuna dikkat çeken lider, idari bir kararla iptal edilen diploma için Bölge İdare Mahkemesi'nin yürütmeyi durdurma talebini reddettiğini hatırlattı. Dosyanın Danıştay aşamasına taşınacağını belirten yetkili, "Danıştay'ın ilgili dairesi yürütmeyi durdurma verirse aday olur, vermezse aday olamaz. Yani esas risk ve ihtimal alanı burası. Buraya bakmak lazım." diyerek sürecin kilit noktasını işaret etti.
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç ile meclis çatısı altında gerçekleştirdiği görüşmeye dair iddiaları kesin bir dille yalanlayan başkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından bir aracı gönderildiği yönündeki siyasi kulis senaryolarının gerçeği yansıtmadığını aktardı. Devlet kademelerinde açık iletişimi savunduklarını dile getiren lider, "Ayrıca Tayyip Erdoğan bana bir aracı yollayacaksa onu herhalde Bülent Bey'e yaptırmaz. Bülent Bey gibi bir profil yerine daha bugün aktif siyasetin içinde olduğu kendisine yakın birisi, bana yakın birisiyle konuşur." ifadeleriyle söz konusu buluşmanın tamamen farklı bir bağlamda gerçekleştiğini aktardı.


