Yapılan resmi açıklamada, söz konusu ifadelerin uluslararası hukuku ihlal ettiği ve Orta Doğu’daki barış umutlarını zayıflattığı vurgulandı.
“Uluslararası Hukuka Aykırı”
Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, Huckabee’nin İsrail’in bölge genelinde kontrol sağlamasına yönelik ifadelerinin BM kararlarına aykırı olduğu belirtildi.
Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:
“Bu tür beyanlar barış umutlarını zayıflatmakta, bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit etmektedir.”
Umman, söz konusu açıklamaları kesin bir dille reddettiğini duyurdu.
“Şiddetle Kınıyoruz”
Açıklamada, özellikle işgal altındaki Filistin topraklarına yönelik vurgular dikkat çekti.
Umman Dışişleri Bakanlığı,
“Arap toprakları üzerinde kontrolün dayatılmasını ima eden bu açıklamaları şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Filistin’e Destek Vurgusu
Umman, açıklamasında Filistin politikasını da yineledi. Buna göre:
Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkı destekleniyor
4 Haziran 1967 sınırları temel alınıyor
Doğu Kudüs başkent olacak şekilde bağımsız Filistin devleti savunuluyor
Ayrıca tüm Arap topraklarındaki işgalin sona erdirilmesi çağrısı yapıldı.
Tartışmalı Açıklamalar Gündem Oldu
Huckabee, ABD’li gazeteci Tucker Carlson ile yaptığı röportajda, İsrail’in bölge üzerindeki genişleme iddialarına destek veren ifadeler kullanmıştı.
Bu açıklamalar arasında, Nil Nehri’nden Fırat Nehri’ne uzanan bölgeye ilişkin “Tevrat’a dayalı hak” iddiaları ve İsrail’in bu alanların tamamını kontrol etmesinin “kabul edilebilir” olabileceğine yönelik sözler yer aldı.
Netanyahu’nun “Büyük İsrail” Vurgusu
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da daha önce benzer bir vizyona işaret etmişti. Netanyahu, “tarihi ve manevi bir misyon” üstlendiğini belirterek, işgal altındaki Filistin topraklarını da kapsayan “Büyük İsrail” anlayışına bağlı olduğunu ifade etmişti.
Bölgesel Gerilim Artıyor
Uzmanlara göre bu tür açıklamalar, halihazırda kırılgan olan Orta Doğu dengelerinde gerilimi daha da artırabilecek nitelik taşıyor. Umman’ın sert tepkisi ise Arap dünyasında bu söylemlere karşı yükselen diplomatik itirazların bir parçası olarak değerlendiriliyor.

