Piyasa verileri yükleniyor...
Örgütler Avrupa Parlamentosu'nda idam cezasına karşı çıktı

İsrail ve Filistinli insan hakları örgütleri, Avrupa Parlamentosu'nda Filistinli mahkumlara yönelik idam cezası yasa tasarısına karşı ortak bir çağrı yaptı.

HABERIN DEVAMI

İsrail ve Filistin merkezli insan hakları örgütleri temsilcileri, Avrupa Parlamentosu (AP) binasında basın açıklaması düzenledi. İsrail'in Filistinli tutuklular için öngördüğü idam cezası yasa tasarısı eleştirilerek iptali istendi. İsrail merkezli B'Tselem temsilcisi Yoav Shemer-Kunz ve Filistin merkezli Al-Haq hukuk danışmanı avukat Ahmed Abofoul, yasanın insan onuruyla bağdaşmadığını belirtti.

Cezaevi Tesislerindeki İhlaller Gündeme Taşındı

Yoav Shemer-Kunz, söz konusu yasanın genel bir saldırının parçası olduğunu vurguladı. Ölümcül güç kullanımı için bir gerekçe olmasa bile, bazı güçlerin tam bir cezasızlık hakkına sahip olduklarını bildiklerini aktardı. Ekim 2023 döneminden itibaren mahkumlara yönelik uygulamaların devlet politikası haline geldiği ifade edildi. En az 84 tutuklunun gözaltı merkezlerinde hayatını kaybettiği bildirildi. Askeri ve sivil cezaevi tesislerinin, sistematik ihlallerin uygulandığı bir ağa dönüştüğü aktarıldı. Serbest bırakılan kişilerin ifadeleri, çok sayıda şiddet vakasını ortaya koydu.

Gözaltı Merkezlerinde Binlerce Kişi Tutuluyor

Mevcut durumda 9 bin 200'den fazla kişinin aşırı kalabalık, kötü muamele ve zorlu koşullar altında tutulduğu açıklandı. Bu kişilerin yaklaşık yarısını oluşturan 4 bin 600 tutuklunun herhangi bir suçlama olmaksızın cezaevlerinde bulunduğu belirtildi. Avrupa Birliği'nin uluslararası hukuku koruma ve insan haklarını savunma yükümlülükleri hatırlatıldı. Birlik ve üye devletlerin, cezasızlık uygulamalarına son vermek için harekete geçmesi gerektiği ifade edildi.

Avrupa Birliği ve Uluslararası Topluma Çağrı

Filistin merkezli insan hakları örgütleri adına konuşan avukat Ahmed Abofoul, hapishanelerdeki ihlallerin ve idam cezasının getirilmesine yönelik girişimlerin münferit olaylar olmadığını belirtti. Bu durumun, on yıllardır devam eden sistematik bir tahakkümün parçası olduğu değerlendirmesinde bulunuldu. Tutukluların ağır darp, tıbbi ihmal ve yetersiz beslenme gibi ağır yöntemlere maruz bırakıldığı aktarıldı. Mahkumların durumunun tekil olayların sonucu olmadığı, iradeyi kırmaya yönelik bir planın ürünü olduğu vurgulandı.

Bağımsız Gözlemciler İçin Derhal Erişim Talebi

Sessiz kalmanın mevcut yapıya ortak olmak anlamına geldiği ifade edildi. Başta Avrupa Birliği olmak üzere tüm taraflara, gözaltı merkezlerine bağımsız gözlemcilerin derhal erişim sağlaması yönünde talepte bulunuldu. Suçlama veya yargılama olmaksızın tutulan kişilerin serbest bırakılması, yaşanan ölümlerle ilgili bağımsız soruşturmalar yürütülmesi ve idam cezası yasa tasarısı girişimine karşı çıkılması çağrısı yapıldı. Uluslararası toplum temsilcilerinin bu ihlalleri artık münferit olaylar olarak değerlendirmemesi gerektiği, bunların ortadan kaldırılması gereken bir sistemin parçası olduğu kaydedildi.

İlişkili Haber
Netanyahu Aksa Tufanı'na Katılanlar İçin İdam Cezasını Onayladı

Netanyahu Aksa Tufanı'na Katılanlar İçin İdam Cezasını Onayladı

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...