New York’un sembol noktalarından biri olan Times Meydanı, Türk-Amerikan toplumunun haklı protestosuna sahne oldu. Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı, Türkiye ve Azerbaycan’ı hedef alan asılsız iddiaları içeren paylaşımlar, New York’ta yaşayan Türkler tarafından sert bir dille kınandı. Birçok Türk derneğinin destek verdiği eylemde, Mamdani’nin taraflı tutumunun bir belediye başkanının tarafsızlık ilkesiyle bağdaşmadığı vurgulandı.
Dijital Kamyonlar ve Marşlarla Protesto
Protesto gösterileri sırasında Türk bayraklarıyla donatılmış ve üzerinde tarihi gerçekleri anlatan dijital ekranların bulunduğu kamyonlar şehrin işlek caddelerinde tur attı. Katılımcılar ellerinde dövizlerle Mamdani’nin söylemlerini protesto ederken, hep bir ağızdan marşlar söyleyerek milli birlik vurgusu yaptı. Gösteri sırasında zaman zaman karşıt görüşlü gruplarla kısa süreli gerginlikler yaşansa da, Türk toplumu sağduyulu tavrını koruyarak demokratik tepkisini dile getirmeye devam etti.
"Belediye Başkanı Toplumu Ötekileştiriyor"
Eylemin ardından yayımlanan resmi açıklamada, New York gibi çok kültürlü ve kozmopolit bir şehrin belediye başkanının, derin tarihi tartışmalar içeren konularda tek taraflı bir dil benimsemesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi. Açıklamada, Mamdani’nin hizmet etmekle yükümlü olduğu topluluklar arasında ayrımcılık yaptığına ve Türk-Amerikan toplumunu ötekileştirdiğine dikkat çekildi. 1915-1923 yılları arasındaki olayların siyasi manevralarla değil, tarihsel gerçekler ve belgeler ışığında değerlendirilmesi gerektiği hatırlatıldı.
Karabağ İddialarına Kesin Reddetme
Zohran Mamdani’nin Azerbaycan ve Türkiye’yi Karabağ’daki Ermeni nüfusa "saldırı" düzenlemekle suçlayan ve "sürgün" iddialarını içeren ifadeleri, Türk toplumu tarafından kesin bir dille reddedildi. Bölgedeki gerçeklerin çarpıtılmasının bölgesel barışa hizmet etmediği, aksine nefret söylemini körüklediği belirtildi. Türk-Amerikan toplumunun New York ekonomisine ve kültürel yapısına sağladığı katkıların altı çizilerek, yerel yöneticilerin toplumun tüm kesimlerini kucaklayan bir dil kullanması çağrısı yapıldı.
