Netanyahu, “İran’ı bölmek gibi bir amacımız yok” diyerek saldırıların hedefinin İran yönetimi olduğunu savundu.
İsrail basınına konuşan Netanyahu, İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının rejimi zayıflatmayı amaçladığını söyledi. Netanyahu, bu doğrultuda belirli planlar yürüttüklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:
İran’ı bölmek gibi bir amacımız yok.
İsrail yönetimi son dönemde İran’daki askeri ve stratejik hedeflere yönelik saldırılarını artırırken, Netanyahu’nun bu sözleri bölgedeki gerilimin daha da tırmandığı bir dönemde geldi.
İran halkına ayaklanma çağrısı
Netanyahu açıklamasında doğrudan İran halkına da seslendi.
İran yönetimine karşı halkı ayaklanmaya çağıran Netanyahu, İran Devrim Muhafızları Ordusu mensuplarına da teslim olmaları yönünde çağrıda bulundu.
İsrail’in saldırılarının özellikle Islamic Revolutionary Guard Corps (İran Devrim Muhafızları Ordusu) hedeflerini kapsadığını belirten Netanyahu, operasyonların süreceğinin sinyalini verdi.
“Tahran’da hava kontrolünü neredeyse sağladık”
Netanyahu ayrıca İsrail ordusunun Tahran üzerinde hava kontrolünü büyük ölçüde sağladığını iddia etti. İsrail’in önümüzdeki süreçte İran’daki çok sayıda hedefe “şiddetli saldırılar” düzenleyeceğini belirten Netanyahu, operasyonların askeri hedeflere yönelik olacağını öne sürdü.
İran tarafından ise İsrail’in bu iddialarına ilişkin henüz resmi bir doğrulama yapılmadı.
Lübnan’a Hizbullah uyarısı
Netanyahu açıklamasında Lebanon ve Hezbollah hakkında da konuştu. İsrail Başbakanı, Hizbullah’ın silahsızlandırılmasının Lübnan yönetiminin sorumluluğunda olduğunu söyledi.
Netanyahu, aksi halde Lübnan’ın “felaketle karşı karşıya kalabileceği” uyarısında bulunarak Beyrut yönetimine mesaj verdi.
Orta Doğu’da gerilim büyüyor
İsrail ile Iran arasındaki karşılıklı saldırılar son haftalarda Orta Doğu’da tansiyonu yükseltti.
Uzmanlar, İsrail’in İran’daki askeri hedeflere yönelik operasyonlarının ve İran’ın misilleme saldırılarının bölgesel bir savaşa dönüşme riskini artırdığı değerlendirmesinde bulunuyor. Bölgede hem askeri hareketlilik hem de diplomatik temaslar hız kazanırken, birçok ülke olası bir geniş çaplı çatışmaya karşı hazırlıklarını artırıyor.

