Trump'ın, müttefiklerin İran konusundaki tutumuna yönelik sergilediği sert tavrı değerlendiren Rutte, durumun göründüğünden daha karmaşık olduğunu vurguladı.
Müttefiklerin Taahhütleri ve "İncelikli Tablo"
Rutte, Trump’ın NATO müttefiklerine yönelik "hayal kırıklığını" anladığını ifade ederken, Avrupa'nın bu süreçteki rolünün hafife alınmaması gerektiğini belirtti. Birçok Avrupa ülkesinin üs kurulumu, lojistik destek ve hava sahası kontrolü gibi kritik alanlarda ABD ile iş birliği yaptığını hatırlatan Genel Sekreter, "Sadece siyah veya beyaz demek yeterli değil" diyerek tablonun çok boyutlu olduğuna dikkat çekti.
Trump'ın "NATO müttefikleri sınıfta kaldı" yönündeki eleştirilerine kısmen hak veren Rutte, bazı ülkelerin taahhütlerini yerine getirmediğini kabul etse de müttefiklerin büyük çoğunluğunun sözünü tuttuğunu savundu. Rutte'ye göre, ABD'nin İran operasyonlarındaki başarısı, bu ülkelerin sunduğu somut destekler sayesinde mümkün oldu.
"Kaos İhraç Etme" Maddesi
Washington’da gerçekleştirilen görüşmelerde, İran'ın bölgeye "kaos ihraç etme" kapasitesinin ortadan kaldırılması ana gündem maddesiydi. Rutte, NATO’nun İran’ın nükleer ve balistik füze yeteneklerine sahip olmaması gerektiği konusundaki net tavrını koruduğunu yineledi.
Başkan Trump’ın sert retoriği ve NATO’dan ayrılma ihtimaline dair soruları yanıtsız bırakan Rutte, odak noktasının güvenlik hedefleri olduğunu vurguladı. İran’ın kapasitesini zayıflatma konusunda Trump’ın liderliğini desteklediğini belirten Genel Sekreter, bu görüşün Avrupa genelinde geniş bir karşılığı olduğunu ifade ederek ittifakın stratejik önemine vurgu yaptı.
