Asılsız iddia ağır bir trajediyle sonuçlanmıştı
Diyarbakır'ın Sur ilçesinde bulunan Anzele Parkı'nda 3 Nisan 2022 tarihinde meydana gelen olayda, 40 yaşındaki Ergün Arslan, bir kız çocuğunun fotoğrafını çektiği şeklindeki asılsız bir iddia nedeniyle bir grubun saldırısına uğramıştı. Ağır yaralanan ve kan kaybı nedeniyle yaşamını yitiren Arslan'ın masumiyeti, olayın ardından başlatılan soruşturmada ortaya çıkmıştı.
Soruşturma sürecinde ifadelerine başvurulan mağdur çocuk ve annesi, Arslan'ın kendilerini görüntüleyen kişi olmadığını net bir şekilde belirtmişti. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda ise maktulün vücudunun çeşitli yerlerinden kesici aletle yaralandığı ve yoğun darp izleri taşıdığı kayıt altına alınmıştı. Emniyet güçlerinin titiz çalışması sonucu güvenlik kameralarından tespit edilen şüpheliler yargı önüne çıkarılmıştı.
İstinaf mahkemesi ilk kararı neden bozdu?
Olayın ardından Diyarbakır 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk davada, yargılanan sanıklara "kasten öldürme" ve "kasten öldürmeye yardım etme" suçlarından müebbet ile uzun süreli hapis cezaları verilmişti. Ancak hukuki sürecin bir sonraki aşamasında ailenin ve sanık avukatlarının itirazı üzerine dosya, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi'ne taşındı.
Bölge Adliye Mahkemesi 1'inci Ceza Dairesi, dosyayı inceleyerek önemli bir karara imza attı. Daire, ölümün büyük damar kesisi sonucu meydana geldiğini ve bu eylemin suça sürüklenen çocuk S.D. tarafından gerçekleştirildiğini belirtti. Diğer sanıkların, öldürme kastıyla hareket ettiklerine ve bu eyleme doğrudan iştirak ettiklerine dair yeterli yasal delil ve gerekçe bulunmadığına hükmeden istinaf mahkemesi, yerel mahkemenin kararını bozarak dosyayı yeniden incelenmek üzere geri gönderdi. Hukuk sisteminde toplu olayların yargılamasında, bireysel kastın ve ölümcül eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğinin ayrıştırılması, adil yargılanma hakkının temel prensipleri arasında yer alıyor.

Suç vasfı değişti, cezalar yeniden yapılandırıldı
Bozma kararının ardından Diyarbakır 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde davanın dördüncü ve karar duruşması gerçekleştirildi. Duruşmaya maktulün ailesi, avukatlar ve sanıklar katıldı. Mütalaasını sunan Cumhuriyet savcısı, eylemlerin niteliğine göre sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme heyeti, suça sürüklenen çocuk S.D.'yi "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ancak suç tarihinde 18 yaşından küçük olması ve iyi hal indirimi uygulanması sebebiyle bu ceza 11 yıl 8 ay hapis cezasına dönüştürüldü ve tutukluluk halinin devamına karar verildi.
Diğer sanıkların cezası ne oldu?
İlk yargılamada "kasten öldürme" ve "kasten öldürmeye yardım etme" suçlarından ağır cezalar alan diğer beş sanığın ise suç vasfı istinaf kararı doğrultusunda değiştirildi. Heyet, Baran Eren'i "silahla kasten yaralama" suçundan 3 yıl 1 ay 27 gün hapis cezasına mahkum etti. Aynı eyleme karışan E.H.T., H.İ.P., M.M. ve S.B. isimli sanıklar ise aynı suç kapsamında ayrı ayrı 2 yıl 1 ay 8 gün hapis cezasına çarptırıldı.
Ergün Arslan'ın ailesi, tüm sanıkların iştirak halinde hareket ettiğini ve en ağır şekilde cezalandırılmaları gerektiğini savunurken, mahkeme heyeti verdiği bu yeni karara karşı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde yeniden istinaf yolunun açık olduğunu taraflara bildirdi.
