Piyasa verileri yükleniyor...
Lübnan Başbakanı'ndan mezhepsel güç sistemine eleştiri

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkedeki mezhepsel güç paylaşımı sisteminin vatandaşlık ilkesine zarar verdiğini ve kotaların kaldırılması gerektiğini belirtti.

HABERIN DEVAMI

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkede uygulanan mezhepsel güç paylaşımı sisteminin vatandaşlık ilkesi üzerinde zayıflatıcı bir etki yarattığını açıkladı. Başkent Beyrut'taki Ulusal Kütüphane'de organize edilen “Vatandaşlık, Devlet Egemenliği ve Gelecek Beklentileri” konulu konferansta konuşan Selam, bu yapının siyasi ve idari haklarda eşitsizliklere yol açtığına dikkat çekti. Kamu görevlerine yapılacak atamalarda eşitliğin ve liyakatin güvence altına alınması gerektiğini vurgulayan Başbakan, anayasanın eksiksiz bir şekilde uygulanması için çağrıda bulundu.

Lübnan Anayasası kapsamında vatandaşlar arasında hak ve yükümlülüklerde tam bir eşitlik öngörülüyor. Nevvaf Selam, bu anayasal eşitliğin ceza ile medeni hukuk alanlarında büyük ölçüde sağlandığını dile getirdi. Buna karşın, kişisel statü hukuku ile siyasi ve idari uygulamalarda bahsi geçen eşitlik ilkesinin zedelendiği ifade edildi. Siyasi ve idari görevlerin kişilerin mezhepsel aidiyetlerine göre dağıtılması, anayasal eşitlik ilkesiyle çelişen bir durum olarak değerlendirildi. Üst düzey idari pozisyonların büyük mezhepler ile sınırlandırılması, nüfus olarak daha küçük olan mezheplerin kamu sektörüne erişiminde engeller oluşturuyor.

Kamu Yönetimi ve Liyakat Sorunu

Anayasanın 95. maddesinin uygulanış biçiminin temel amacından saptığı belirtiliyor. Normal şartlarda mezhepsel temsil uygulamasının yalnızca birinci kategori kadrolarla sınırlı kalması gerekirken, mevcut durumda kamu sektörünün çok daha geniş kesimlerine yayıldığı görülüyor. Bu durum, kamuya alımlarda liyakat ve yetkinlik ölçütlerinde belirgin bir gerilemeye yol açıyor. Kayırmacılığın ve siyasi himayenin kamu kurumlarında yaygınlaşması, sistemin öne çıkan sorunları arasında yer alıyor.

Nevvaf Selam, uygulanan bu sistemin vatandaşlık kavramına zarar vermesinin yanı sıra kamu yönetiminin etkinliğini de büyük oranda düşürdüğünü belirtti. Kamunun vatandaşlara sunduğu hizmetlerin kalitesi de bu durumdan olumsuz yönde etkileniyor. Devletin meşruiyetini ve siyasi istikrarını güçlendirebilmek adına, ülkedeki mezhepsel hassasiyetler ile bireysel liyakati dengeli bir biçimde bir araya getirecek yeni bir modele ihtiyaç duyulduğu aktarıldı.

Taif Anlaşması ve Yeni Senato Çağrısı

Ülkedeki mevcut siyasi yapının iyileştirilmesi için çeşitli anayasal adımlar öneriliyor. Lübnan Başbakanı, mezhepsel temsili sınırlandıracak yeni bir senatonun kurulması çağrısında bulundu. Ayrıca, parlamentonun tamamen mezhepsel kotalardan arındırılması ve 95. maddenin eksiksiz uygulanması talep edildi. Atılacak bu adımlarla birlikte, vatandaşlık haklarına ve bireysel yetkinliğe dayalı ulusal katılımın tam olarak sağlanabileceği vurgulandı. Ülkedeki vatandaşlık krizinin temelinde, bireylerin siyasi düzeydeki haklarının mezhepsel aidiyetlerinden bağımsız şekilde tanınmaması yatıyor. Adil ve güçlü bir devlet inşası için bu sorunun ele alınması gerektiği ifade edildi.

Lübnan'da 1975 yılında patlak veren iç savaşı sonlandırmak amacıyla 1989 yılında Suudi Arabistan’ın Taif kentinde Taif Anlaşması imzalanmıştı. Bu anlaşma, ülkedeki siyasi yetkiler için yeni bir dağılım öngörüyor ve devlet otoritesinin tüm ülkeye yayılmasını hedefliyordu. İmzalanan metin kapsamında iktidardaki kilit pozisyonlar Müslümanlar ve Hristiyanlar arasında belirli kotalarla paylaştırılmış, bazı cumhurbaşkanlığı yetkileri de kabine ile parlamentoya devredilmişti. Mevcut kotalar, günümüzde yeniden yapılandırma çağrılarının odak noktasında bulunuyor.

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...