Piyasa verileri yükleniyor...

Lafarge Davasında İtiraf: 'Terör Ödemelerini Herkes Biliyordu'

Yayımlanma Tarihi: 10 Aralık 2025 23:38 | Son Güncelleme Tarihi: 26 Ocak 2026 12:03
Lafarge Davasında İtiraf: 'Terör Ödemelerini Herkes Biliyordu'
Paris'te yargılanan Lafarge'ın eski çalışanı, CEO Bruno Lafont dahil tüm yönetimin DEAŞ'a yapılan ödemelerden haberdar olduğunu itiraf etti.
HABERIN DEVAMI

Fransa'nın başkenti Paris'te görülen tarihi davada, çimento devi Lafarge'ın Suriye'deki karanlık ilişkilerine dair şok edici tanıklıklar damga vurdu. Mahkemede dinlenen eski çalışanlar, şirketin üst yönetiminin terör örgütlerine finansman sağlandığından haberdar olduğunu ve çalışanların ölümle burun buruna çalıştırıldığını anlattı.

'Ödemeleri Gizlemek İçin Özel Mekanizma Kuruldu'

Paris Ceza Mahkemesi'nde devam eden ve Lafarge ile birlikte 8 yöneticinin yargılandığı davada, şirketin Suriye'deki fabrikasında görev yapmış eski çalışanların ifadeleri davanın seyrini değiştirecek nitelikteydi. Şirketi 2016 yılında şikayet eden ve duruşmada 'H' kod adıyla dinlenen Suriyeli eski çalışan, örgütle kurulan mali ilişkileri tüm çıplaklığıyla ifşa etti. Tanık H, şirketin DEAŞ ile kamyonların geçiş güvenliği için para ödenmesi konusunda anlaştığını ve bu süreci yönetmek için özel bir sistem kurulduğunu belirtti.

Tanık H, terör örgütlerine yapılan ödemelerin izini kaybettirmek amacıyla şirketin bir 'mekanizma' geliştirdiğini vurguladı. İfadesinde en dikkat çekici bölüm ise üst yönetimi işaret ettiği anlar oldu. H, 'Şirketin o dönemki Üst Yöneticisi (CEO) Bruno Lafont'tan yerel idarecilere kadar Lafarge içerisindeki tüm yönetim kademesi, terör örgütlerine yapılan bu ödemelerden haberdardı' diyerek skandalın boyutunu gözler önüne serdi. H ayrıca, bu konuyu içeren bir belgeyi o dönem şirketin yan kuruluşu olan Lafarge Çimento Suriye'nin CEO'suna e-posta yoluyla ilettiğini de mahkemeye aktardı.

'Yollarda Cesetler, Toprağa Gömülü Patlayıcılar Vardı'

Duruşmada dinlenen bir diğer eski çalışan 'K' ise bölgedeki korku dolu çalışma koşullarını anlattı. Fabrikaya ulaşım sağladıkları güzergahın tam bir ölüm yolu olduğunu belirten K, 'Yolun üzerinde toprağa gömülü patlayıcılar olduğunu görüyorduk' dedi. İç savaşın en şiddetli dönemlerinde işe gitmek zorunda kaldıklarını ifade eden tanık, bir hafta boyunca yol kenarında, çatışmalarda öldürülmüş bir kişinin cesedinin beklediğine şahit olduklarını söyledi.

Yaşadıkları travmayı dile getiren K, 'Evden her çıktığımda ailemle vedalaşıyordum çünkü başıma ne geleceğini, geri dönüp dönemeyeceğimi bilmiyordum' ifadelerini kullandı. Ayrıca şirket yönetiminin, güvenlik risklerine rağmen çalışanları Halep'e bağlı Münbiç ilçesinde yaşamaları konusunda baskı altına aldığı iddia edildi.

'Sürekli Kaçırılıyor ve Haraç Veriyorduk'

Firmanın bir diğer eski çalışanı 'J' ise işe gidiş gelişlerde yaşadıkları güvenlik zafiyetini ve maruz kaldıkları muameleyi anlattı. Evleri ile fabrika arasındaki yolda hem devrik lider Beşşar Esed rejimine hem de çeşitli terör örgütlerine ait kontrol noktaları bulunduğunu belirten J, 'Her noktada üzerimiz aranıyor ve bizden haraç alınıyordu' dedi.

Bölgedeki tek değişmeyen gerçeğin 'insan kaçırma' olayları olduğunu vurgulayan J, kendisinin de DEAŞ tarafından kaçırıldığını ve sorguya çekildiğini belirtti. Terör örgütünün elinde ağır psikolojik baskı ve travmaya maruz kaldığını ifade eden eski çalışan, şirketin bu riskleri göz ardı ettiğini savundu. Mahkeme heyeti, tüzel kişilik olarak Lafarge ve eski yöneticilerin 'terör örgütünü finanse etmek' ve 'AB ambargolarını delmek' suçlamalarıyla yargılanmasına devam ediyor.


AA

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...